Boyun Fıtığı

Bilgisayar karşısında, masa başında uzun saatler geçiriyor ve spor faaliyetlerini yapmıyorsanız veya genetik olarak kas yapılarınız normalinden zayıfsa, boyun fıtığı için risk gurubunda olduğunuzu belirtmek istiyoruz. Saatlerce bilgisayar karşısında çalışmak ve hareketsizlik sonucu meydana gelebilen boyun fıtığı, birçok kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Ancak günümüzde yerini almış olan beyin ve sinir cerrahisinde ki yeni geliştirilmiş yöntemler, teşhis ve tedavi süreçlerini olduğundan fazla kısaltarak, yaşam kalitesinin yükselmesine neden olmaktadır.


Boyun Fıtığı Nedir?

Vücudumuzda yer alan omurga, dikey yönde etki yapan vücut ağırlığı ve dış kuvvetlere karşı koymanın yanı sıra, hareket fonksiyonunu da yürüten iskelet sistemimizin en önemli parçalarından biridir. Bu yüzden hareketli olmak ve sabit kalmak gibi çatışan iki özelliğe sahip olmalıdır. Bu iki özellik ise, omurganın bölümlü yapısı ve omurlar arasında yer alan dislekler tarafından sağlanmaktadır. Dislekler dikey yönde dönme ve yan yana eğilme sırasında uygulanan kuvvetleri emerler. Kişilerin iki ayak üzerinde ki duruşu da, disk üzerine yansıyan kuvvetleri artırmaktadır. Sonuç olarak omurlar arasında yer alan diskler, yaşla belirlengenşerek zamanla yıpranmaya başlamaktadır. Yük emme yetenekleri ve dayanıklılıkları azalır. Bu yüzden de fıtıklaşma gelişebilir.

Boynun fazla bir ağırlık taşımamasına rağmen hareketli yapısı sebebiyle bozulması ve disk fıtığı görülme riski oldukça yüksek olarak gözlemlenmektedir. Boyun bölgesinde yer alan her omur, cismi hizasından çıkan sinirlerde sırta ve kollara yayılarak, bu bölgelerin duyu ve hareketini sağlamaktadır. Omurgalar arasında ki disk dokusunun jelatın kıvamında ki iç kısmının, daha da kuvvetli bir bağ dokusundan oluşan dış kısmı yırtarak omurilik ve sinirlere baskı yapması sonucu boyun fıtığı meydana gelmektedir.

Boyun Fıtığı Belirtileri

Omurilik ve sinir köklerini etkileyen boyun fıtığı 30 ve 40’lı yaşlarda gözlemlenen kronik rahatsızlıklar arasında yerini almaktadır. Boyun fıtığının belirtileri fıtığın yerine, hastalığın belirtilerine, hastalığın sürecine ve ciddiyetine bağlı olarak kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir. Günümüzde yer alan en sık karşılaşılmakta olan boyun fıtığı belirtileri şu şekilde gözlemlenmektedir:

  • Parmak uçlarına kadar yayılarak uyuşma ile seyreden ağrı olması
  • Tek taraflı vücut bölgesine yayılan kolda ağrı olması
  • Yürüme güçlüğü ve dengesizlik oluşması
  • Ağrı ve uyuşma ile birlikte yayıldığı kolda kuvvet kaybı olması
  • Ele alınan cisimleri yere düşürmek

Boyun fıtığı akut ve kronik olarak iki döneme ayrılmaktadır. Akut dönemde: nukleus pulpozus’un serbest olarak dışarı çıkması ya da fıtıklaşması durumu söz konusu iken, kronik dönemde: kemikte osteofit ( kemikte gagalaşmaların oluşumu) ya da çoğunlukla omurga sistemini oluşturan yapıların yaygın dejenerasyonu ile servikal spondilozis ismi verilen bir tablo söz konusu olmaktadır. Boyun fıtıklarında gözlemlenmiş olan akut boyun disk fıtıklaşmaların da tek yanlı kürek kemiğinde ve göğüste üst ekstremiteye yayılan ağrılar hissedilmektedir. Ayrıca bu ağrılar, ıkınma, öksürük ve hapşırma gibi olası faaliyetlerde de arttığı gözlemlenmiştir. Ağrı ve uyuşukluğun sıklaşması ve belirli bir süre zaafı içerisinde yatak istirahatına geçilmediği durumunda mutlaka bir beyin ve sinir cerrahına başvurulmalı oluşan tüm şikâyetler eksiksiz doktora bildirilmelidir.

Boyun Fıtığı Nedenleri

Boyun fıtığı pek çok nedenlerden meydana gelmektedir. Boyun bel kısmına göre daha narin bir yapıda yerini almıştır. Bu yüzden boyunda meydana gelen deformasyonlar daha erken yaşlarda da başlandığı gözlemlenmiştir. Sürekli masa başında oturmak, sürekli aynı noktaya bakmak, boynu uzun süre aynı pozisyonda tutmak, televizyon ya da tablet karşısında uzun süre vakit geçirmek, soğuk klima ısısına kısa veya uzun bir şekilde maruz kalmak ve günlük egzersiz yapmamak boyun fıtığı nedenleri arasında yerini almaktadır.

Boyun fıtığı bazı bireylerde yapısal özelliklere bağlı olarak ta ortaya çıkmaktadır. Çoğunlukla ince, narin ve uzun boyunlu insanlarda boyun fıtığı, kısa boyunlu insanlara nazaran daha çok görüldüğü gözlemlenmektedir. Çünkü bu tip inanların kas yapıları daha zayıftır. Ayrıca çevresel faktörler ile yaşam biçiminden diğer insanlara kıyasla daha kolay etkilenmektedirler. Boynu kötü kullanmakta bu insanlarda söz konusu ise bu kişiler daha yüksek oranlarda boyun fıtığı riskini taşımaktadırlar. Kısa boyunlu ve basık kafa yapısına sahip olan bireylerde ise, boyun fıtığının görülme oranı neredeyse hiç yok denecek kadar azdır.

Sigara kullanan kişilerde de boyun fıtığı riski oldukça fazladır. Özellikle genç yaşlarda sigaraya başlayan kişilerde boyun yapısı çok daha kısa sürede bozulduğu gözlemlenmiştir. Sigara akciğer kanserine genel olarak 20 yıl kadar bir zaman zaafı içerisinde neden olurken, sigara içen kişilerde ilk 5 yıl içerisinde boyun fıtığı vakalarına rastlamak mümkün hale gelmiştir. Ayrıca genetik faktörlerde boyun fıtığı üzerinde büyük rol oynamaktadır. Eğer kişilerin ailelerinde boyun fıtığı vakaları varsa, o kişilerin de boyun fıtığı vakasıyla karşılaşma olasılığı çok daha yüksektir.

Yine uygunsuz çalışma ve uyuma pozisyonları boyun fıtığına zemin hazırlamakta büyük rol oynamaktadır. Özellikle oturur vaziyette uyuyakalmak önemli bir boyun fıtığı faktörü olarak bilinmektedir.

Boyun Fıtığı İçin Risk Faktörleri

  • Boynun yanlış hareket ve yanlış pozisyonda kullanılması
  • Travma geçirmek, trafik kazası, bankacılık, şoförlük gibi mesleklerde çalışmak
  • Uzun süreli bilgisayar karşısında zaman geçirmek
  • Boyun kaslarında zayıflık meydana gelmesi
  • Yorgunluk, yanlış duruş, psikolojik stres durumları
  • Ev işleri, dikiş nakış, perde asma, cam silme, temizlik gibi aktiviteler boyun ağrılarını artıran faktörler arasında yerini almaktadır. Bu yüzden erkeklere oranla kadınlarda boyun ağrısı daha sık görülmektedir.
  • Yanlış yapılan masaj

Boyun Fıtığı Tanısı Nasıl Konulur?

Boyun fıtığı tanısında hastanın detaylı öyküsü ve fiziksel muayenenin önemi oldukça büyüktür. Ayrıca yalnızca bu iki faktörle teşhis koymak mümkün hale gelmektedir. Ancak görüntüleme teknikleri ile de boyun fıtığının varlığını doğrulamak son derece önemlidir. Boyun fıtığı tanısında kesin bir tanı koyabilmek için, ayrıntılı nörolojik muayene ve uygun radyolojik incelemeler gerekmektedir.

Boyun Fıtığı Tedavisi

Eğer gözlemlenen hastalık hafif şiddette yerini alıyorsa istirahat, stresten uzak bir yaşam, ağrı kesici ilaçlar ve elbette fizik tedavi ile hastalığın ilerlemesi ve tedavisi sağlanabilir. Ancak boyun ve şiddetli kol ağrıları ilaç ve fizik tedaviye rağmen inatla geçmiyor ve hastayı olumsuz yönde etkilemeye devam ediyorsa, hastanın ameliyatla tedavi edilmesi gerekebilir. Günümüzde yer alan boyun fıtığı ameliyatları eskiye nazaran çok daha başarılı ve güzel sonuçlarla bitmektedir. Yaşam kalitesini fazlasıyla düşüren ve uykuları kaçıran boyun fıtığının, mikrocerrehi yöntemi ile tedavisi mümkün hale gelmektedir. Mikrocerrahi yöntemi ile hastada var olan ve meydana gelmiş şikâyetler ortadan kaldırılmaya ve ağrıdan dolayı fazlasıyla düşmüş olan yaşam kalitesini de yükseltmekte büyük rol oynamaktadır.

 Boyun fıtığı ameliyatının amacı; omurilik ve buradan çıkan sinirlerin sıkışmasını giderirken, pek çok anatomik yapıyı ve boyun omurgasının yeterince yük taşıyabilme ve hareket edebilme fonksiyonunu korumaktır. Hasta ameliyattan kısa zaman sonra fıtığın yapısı ve ilerlemesine bağlı değişkenlik göstererek eski sağlığına kavuşması mümkün hale gelmektedir.