Menisküs

Genellikle futbolcularda aşina olunan menisküs genellikle futbolcuların spor yaşamlarını bitirmesi ile bilinmektedir. Ön çapraz bağ sakatlıkları günümüzde sadece sporcuların değil dizini herhangi bir sebeple zorlayan herkesin korkulu rüyası olmaktadır. Neyse ki günümüz modern tıbbında menisküs yırtığı kolaylıkla tedavi edilebilen hastalıklar içerisinde yerini aldı.


Menisküs Nedir?

Menisküs halk arasında bir hastalık adı olarak bilinmesine rağmen gerçekte diz ekleminde yer alan bir yapının adı olmaktadır. Kıkırdağın korunmasını sağlayan menisküs aynı zamanda vücudun en çok kullanılan eklemlerinden birisi olan dizin hareketini de kolaylaştırmaktadır. Kabaca uyluk ile kaval kemikleri arasında menteşe görevi görmektedir ve her iki dizde de ikişerli set halinde bulunmaktadır.

Diz eklemindeki C ve O şeklinde bir yapı olan menisküs, uyluk ve bacak arasında yer almaktadır. Her iki dizde de 2 tane bulunan menisküs, iç ve dış menisküs olarak adlandırılmaktadır. Menisküsün görevi ise dizin stabilitesini sağlamak ve süspansiyon yaparak kıkırdak yaralanmasını engellemektir. Bu sebeple de dizin anatomik yapısının önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

O şeklinde olan menisküs dış, C şeklinde olan menisküs ise iç menisküs olarak isimlendirilmektedir. Bağlantılı olduğu kaval ve uyluk kemiklerinin birbiri ile daha fazla temas halinde olmasını sağlayan menisküs aynı zamanda vücut ağırlığının daha dengeli bir şekilde dağılmasını da sağlamaktadır.

Menisküsün diz ekleminde ki bir diğer görevi ise dize gelen ani ve şiddetli darbeleri emerek diz içi sıvısının eklem kıkırdaklarına yayılmasını sağlamaktır. Bu görevi de menisküs hastalıklarının yaşanmasına neden olmaktadır.


Menisküs Fonksiyonları Nelerdir?

Menisküs diz eklemi için son derece önemli olmaktadır ve 4 farklı görevi yerine getirmektedir.

Birinci Fonksiyonu

Menisküslerin öncelikli işlevi diz eklemlerine uygulanan yükü emmektir.

İkinci Fonksiyonu

Menisküsler diz ekleminde yer alan yapıların kayganlığını artırırken aynı zamanda yapıların yüzeylerini de korumaktadır.

Üçüncü Fonksiyonu

Menisküs diz ekleminin daha sağlam olmasını sağlamaktadır. Bu sayede diz ekleminin daha dayanıklı ve esnek olmasını sağlamaktadır. Diz ekleminde yer alan kemik, bağ ve kapsülün arasında yer alarak eklemin dengesine katkı sağlamaktadır.

Dördüncü Fonksiyonu

Diz ekleminde yer alan yapıların birbiri ile uyumlarını artıran uyluk ve kaval kemikleri arasında oluşabilecek uyumsuzlukları gidermektedir. Bunların yanında diz eklemlerinde bulunan menisküs yapıları dizde bulunan kıkırdağın beslenmesini ve eklem sıvısının içerisine almasını sağlar. 

Menisküs Yaralanmaları Nasıl Oluşur?

Sporcuların profesyonel hayatlarında sıklıkla karşılaştıkları menisküs yaralanmaları günlük hayat içerisinde de görülmektedir. Özellikle uzun süre ayakta kalanlar, ağır yük taşıyanlar, yaşlılar ve yoğun olarak ev işi ile uğraşan hanımlarda sıklıkla görülmektedir. Özellikle vücut ağırlığının tek bir yöne verildiğinde ortaya çıkan menisküs yaralanmaları, bazen ağır yük kaldırma, çömelme ya da diz çökme anlarında da oluşabilmektedir. Menisküste ortaya çıkan bu yaralanmalar birkaç ana başlık altında toplanabilir.

Direkt Yaralanmalar

Doğrudan diz eklemine alınan darbeler sonucunda ortaya çıkan menisküs yaralanmalarıdır. Dize gelen tekmeler, trafik kazaları ya da diz üzerine düşme bu yaralanmalarının oluşmasında en sık görülen sebepler olmaktadır.

İndirekt Yaralanmalar

Diz eklemi hareketsiz iken gövdeniz diz üzerinde dönmesi sonucunda oluşan yaralanmalardır. Özellikle futbol maçları ya da kayak sırasında görülen bu yaralanmalar denge kaybı ya da ayağın takılması sonucunda vücudun diz üzerinde kontrolsüz bir şekilde dönmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. 

Dejeneratif Yaralanmalar

Dejeneratif yaralanmalar ileri yaşta görülen yaralanmalardır. Yaşın ilerlemesi sebebiyle vücutta görülen deformasyonların sebep olduğu dejeneratif yaralanmalar vücuda hafif bir darbe alınmasında dahi görülebilmektedir.

Menisküs Yırtılma Nedenleri

Diz ekleminde yer alan menisküsler kıkırdak yapıda olmaktadır. Diz ekleminin uyumunu sağlamakla görevli olan menisküs yırtıklarının en sık görülen sebebi ise, özellikle genç yaştaki hastalarda, travmalar olmaktadır. İleri yaşta görülen menisküs yırtılmalarının sebebi ise genellikle menisküs kalitesinin azalmasından kaynaklanmaktadır. İleri yaşlarda menisküs kalitesini azalmasının sebebi ise travmatik olaylardır.


Menisküs Belirtileri

Gerek menisküs zedelenmeleri gerekse de menisküs yırtıklarında görülen ilk belirti ağrı olmaktadır. Ağrı genellikle merdiven inerken ya da çıkarken dizin kırılma hareketi ile ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple hastalığın ilk evrelerinde düz yolda yürürken hastalarda herhangi bir ağrı görülmeyebilir.

Menisküs yırtığının sevisine bağlı olarak ayrıca hastaların dizlerinde kilitlenme, takılma ya da klik sesi duyulabilir.

Menisküs hastalarında görülen son belirti ise diz bölgesinde gözlenen şişmedir. Hastalar genellikle hekimlere her üç belirti ile birlikte başvurmaktadır.



Menisküs Yaralanması & Yırtığı Teşhisi

Yukarıda belirtilen belirtiler ile hekime başvuran hastalara öncelikle fiziki muayene uygulanır. Fiziki muayene sırasında hastanın öyküsünün alınması da önemlidir. Fiziki muayene de uygulanan testler ise Mc Murray testi ve Apley testi olmaktadır. Ayrıca fiziki muayene sırasında ortopedi uzmanı hastanın diz ile ayak eklemi arasında herhangi bir şekil bozukluğunun olup olmadığına da bakarak hastalığın durumu konusunda fikir sahibi olabilir. Hastada şekil bozukluğunun bulunması ise tedavi planında etkili olmaktadır. menisküslerde ki yırtılmaların daha ayrıntılı bir şekilde anlaşılması için fiziki muayene sırasında daha fazla bilgi sağlayan valgus stres testi ve varus stres testi de uygulanabilmektedir. Daha sonrasında menisküsün yanı sıra başka yaralanmaların olup olmadığının belirlenmesi için hastalardan MRI tetkiki istenebilir. Çünkü menisküs yırtığı tek başına görülebileceği gibi aynı zamanda bağlantılı olduğu kemik ve kas dokularında da yaralanmalar görülebilir. Menisküs yırtığının derecesinin, tipi ve hastanın aktivite seviyesi tedavinin şekillenmesinde önemli olmaktadır.

Mc Murrey Testi

Medial veya lateral menisküste herhangi bir sıkıntı olup olmadığının anlaşılması için uygulanan bir testtir. Bu testte hasta sırtüstü yatırılır ve hastanın dizini bükmesi istenir. Diz eklemi 90 derecelik açı ile büküldükten sonra ise yeniden açması istenir. Bu hareketler sırasında ise hekimin bir eli diz ekleminde yer alırken diğer eli ise hastanın ayak bileğinde konumlanmaktadır. Eller bu pozisyondayken hastanın bacağını daha rahat hareket ettirme ve olası sorunları anlaşılması çok daha kolay olmaktadır. Dizi bükme işlemi ile hareket kısıtlılığının olup olmadığı kontrol edildikten sonra ellerin pozisyonunda herhangi bir değişiklik yapılmadan diz dışa doğru bükülür. Son olarak ise hastanın dizi ani bir şekilde açılır. Bu esnada dizden herhangi bir ses gelmesi durumunda ise Mc Murrey testi pozitif olarak yorumlanır. Testin pozitif olması durumunda ise menisküs yırtığından şüphelenilmektedir.

Apley Kompresyon Testi

Medial ya da lateral menisküste herhangi bir sorun olup olmadığının anlaşılması için kullanılan bir diğer test ise Apley Kompresyon testi olmaktadır. Bu testin uygulanması için hasta öncelikle yüzüstü yatırılmaktadır. Daha sonrasında doktor bir elini hastanın topuğuna diğer elini ise hastanın ayak parmaklarına konumlandırır. Test dizin doktor tarafından aşağı itilmesi ile başlamaktadır. Bu sırada diz içe ve dışa doğru döndürülerek sorunun hangi bölgede olduğu tespit edilebilir. Eğer dizin dışa doğru döndürülmesi durumunda hasta ağrı hissederse problemin iç menisküs yapılarında olduğu anlaşılır. Eğer ağrı içe doğru döndürme sırasında yaşanırsa da dış menisküs yapılarından şüphelenilmesi gerekmektedir.

Valgus Stres Testi

Menisküs tedavisinin doğru bir şekilde planlanabilmesi için iç ve dış yan bağların da muayene edilmesi gerekmektedir. Bunu için de valgus stres testi uygulanmaktadır. Bu testin uygulanması sırasında doktorun bir eli ayak bileğinde iken diğer eli ise hastanın dizinin dışına konumlanmıştır. Daha sonrasında diz 30 derece bükülür ve hastanın dizini açmaya zorlanır. Eğer bu sırada dizin iç kısmında bir açılma söz konusu olursa Valgus Stres Testi pozitif olarak yorumlanır.

Varus Stres Testi

Valgus Stres Testinin tam tersi olan Varus Stres Testi dış yan bağlarda oluşan yırtıkların tespit edilmesi için kullanılmaktadır. Bu testte ise doktorlar bir elini ayak bileğinin dış kısmında, diğer elini ise dizin iç kısmında konumlandırmaktadır. Bu testte diz bükülmeye zorlanır ve dış yan bağlarda herhangi bir gevşemenin gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaktadır.

Görüntüleme Yöntemleri

Menisküsünde herhangi bir sorun olan hastaların tedavisinin doğru bir şekilde belirlenebilmesi için fiziki muayenenin yanı sıra görüntüleme yöntemlerinden de yardım alınmaktadır. Bunun için direkt grafi, artrograf, manyetik rezonans ve bilgisayarlı tomografi kullanılmaktadır.

Menisküs Sınıflandırması

Menisküs yırtıkları hastalığın nedenine göre sınıflanmaktadır. Ayrıca yırtığın tipine ve damarlanma lokasyonu da sınıflandırmada rol oynamaktadır.

Hastalığın Nedenine Göre Sınıflandırma

Menisküste herhangi bir dejenerasyon olmamasına rağmen ani bir travma sonucunda oluşan akut yırtıklar bu sınıf içerisinde yer almaktadır. Ayrıca normal olarak dize yüklenme sonucunda ortaya çıkan dejeneratif yırtıklar da görülebilmektedir.

Şekline Göre Sınıflandırma

Yırtığın menisküs dokusundaki şekline göre yapılan sınıflandırma olmaktadır. Bu sınıfın içerisinde dikey yırtıklara longitudinal, yatay yırtıklara ise horizontal denmektedir. Ayrıca radial, flep ve kompleks yırtıklar da bulunmaktadır.

Damarlanma Özelliklerine Göre Sınıflandırma

Menisküs yırtıkları damarlanmalarına göre üçe ayrılmaktadır. Kırmızı- kırmızı bölge olan hastaların menisküs yırtıklarının her iki tarafında da damarlanma görülmektedir. Bu yırtıkların iyileşmesinde genellikle herhangi bir sorunla karşılaşılmaz. Kırmızı- beyaz bölgede ise menisküs yırtığını sadece bir tarafında damarlanma görülmektedir. İyileşme oranları ise bu yırtıklarda daha az olmaktadır. Son olarak beyaz- beyaz bölgede ise menisküs yırtığının her iki tarafında da damarlanma görülmemektedir ve bu tip yırtıkların tedaviye cevap verme ihtimali son derece düşük olmaktadır.

Menisküs Tedavisi

Menisküs tedavisinin planlanmasında menisküs yaralanmalarının derecesi ve yeri önemli olmaktadır. Akut durumlarda uygulanması gereken ilk yardımın içerisinde etkilenen yere buz konulması ve dizin vücuttan daha yukarı bir noktaya kaldırılması bulunur. Kronikleşen ağrı ve sertleşme durumunda ise en kısa süre içinde müdahale edilmesi hastaların hayat kaliteleri açısından büyük önem taşıyor. Bu sebeple de şikayetler görülmeye başladığı anda menisküs tedavisinin de başlaması gerekir.

Belirtilerin önemsenmemesi durumunda ise hastaların başta spor aktiviteleri olmak üzere günlük hayatlarını da önemli bir ölçüde etkiliyor. Bunun yanında zamanında tedavi edilmeyen menisküs yırtıkları kemiklerde ve eklemlerde aşınmaya neden olarak gonartroz adı verilen ve halk arasında kireçlenme olarak bilinen  hastalığa neden olabilir.


Artroskopi (Kapalı Yöntem)

Günümüzde menisküs yırtığının tedavisinde en sık kullanılan yöntem artroskopi yöntemi olmaktadır. Operasyonun tam adı ise artroskopik menisektomi olmaktadır. Bu yöntemde ucunda kamera bulunan kılavuz cihazlarla hastalarda büyük kesiler açılmadan eklemin içi gözlemlenebilmektedir. Yine aynı tıbbi cihazla sorunlu hale gelmş olan menisküs parçaları çıkarılır veya tamir edilir. Kapalı yöntem ile yapılan operasyonlardan sonra ise hastalar hemen taburcu edilmektedir. Ancak hastaların günlük rutinlerine geri dönemesi 3- 4 haftayı bulabilmektedir. Ancak her menisküs yırtığı için ameliyat gerekli olmamaktadır. Özellikle genç yaştaki hastalarda görülen menisküs yırtığı tedavisinde ameliyat dışı yöntemlerle iyileşme oranı son derece yüksek olmaktadır.

Menisküs yırtığı sebebiyle bazı hastalarda ileri derecede kanlanma görülebilmektedir. Bu durum kesinlikle müdahale gerektiren bir durum olduğu için operasyon tercih edilmektedir. Kanlanma görülmeyen bazı hastalarda ise menisküs yapısının durumundan dolayı menisküsün temizlenmesi gerekebilmektedir. Bazı hastalarda menisküs yapısının bir kısmı temizlenirken bazı hastalarda ise menisküs yapısının tamamen temizlenmesi gerekebilir.

Egzersiz ve İlaç Tedavisi

Hastalarda düşük dereceli menisküs yırtılması görüldüğü takdirde ilaç ve düzenli egzersizle menisküs eski yapısına geri dönebiliyor. Ayrıca doktorun önerdiği egzersiz ve ilaç tedavisinin yanı sıra tedavinin başarılı bir şekilde sonuçlanabilmesi için hastaların istirahat de etmesi gerekiyor. Doktorun önerdiği fizik tedavi planına sadık kalmamak ise yırtığın ilerlemesine sebep olmaktadır. Ayrıca düşük dereceli menisküs tedavisinde uygulanan fizik tedavinin 1,5 ay devam etmesi önerilmektedir. Menisküs yırtıklarında fizik tedavinin verilmesinin amacı ise dizin hareket kabiliyeti korumak ve dizin eski haline getirilmesidir.

Menisküs yırtıkları tedavisinde öncelikle ilaç ve fizik tedavi uygulanmaktadır. Bunun için yırtığın bulunduğu bölgeye buz uygulaması önemli olurken aynı zamanda ağrının ve şişliğin azaltılması için de nonsteroid ilaç tedavisi uygulanır. Bu tedavide ayrıca hastanın dizinin korunması da gerekmektedir. Yırtığın tekrarlamaması için yapılan bu uygulamaların içerisinde elastik bandaj ve istirahat da bulunmaktadır. Eğer hastada menisküs yırtığının yanında farklı sorunlarda söz konusu ise o zaman steroid enjeksiyon tedavisinden de faydalanılmaktadır.

Doğal Tedavi Yöntemleri

Menisküs yapısı diz eklemi için son derece önemli olan bir yapıdır. Bu yapının desteklenmesi için ise vitamin ve minerallerden yardım alınabilir. Evde hazırlanan sirkenin içilmesi menisküs yapısının iyileşmesini sağlar. Ayrıca sirkenin içine zencefil, kuşburnu, limon ve tuz da eklenebilir.



Menisküs'ün hasarlı olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Menisküsün belirtileri arasında dizi bükme ve açma sırasında zorlanma, sürekli olarak görülen ağrı, sıkışma ya da kilitlenme bulunmaktadır. Özellikle yaralanma sırasında patlama sesi de duyulabilmektedir. Menisküs yırtığının ilk aşamalarında hastalar şiddetli bir ağrı hissetmeyebilir.

Menisküs kendi kendine geçer mi?

Menisküs yırtıkları kendi kendine iyileşmemektedir. Özellikle büyük yırtıklar dizde kilitlenme ve şişmeye neden olduğu için ameliyat gerektirmektedir.

Menisküs yırtığı tedavi edilmezse ne olur?

Menisküs yırtığının uzun süre tedavi edilmemesi halinde diz ekleminde yer alan kıkırdak dokuda aşınmalar görülmektedir. Uzun vadede ise hastalarda hareket kısıtlılığı ve kireçlenme sorunları da eşlik etmektedir.

Menisküs tamamen iyileşir mi?

Menisküste oluşan yırtığın 5 mm’den daha az olması durumunda iyileşme kolaylıkla sağlanmaktadır. Ancak daha büyük yırtıklarda eklemin içinde bulunan sıvının boşaltılması gerekir.

Menisküs evde nasıl tedavi edilir?

Menisküs yırtığının sebep olduğu ağrının hafifletilmesi için zencefil çayı kullanılmaktadır. Ilıyan zencefil suyunun diz bölgesine uygulanıp masaj yapılması gerekir. Ayrıca zencefil çayı içmek de kas ve kemik dokusunun güçlenmesini sağlamaktadır.

Menisküs yırtığı olanlar nelere dikkat etmeli?

Menisküs yaralanmalarının önüne geçmek için düzenli egzersiz yapılması gerekir. Ayrıca zorlayıcı hareketlerden uzak durmak ve spor yaparken profesyonel destek almak da gereklidir.

Menisküs yırtığına yürümek iyi gelir mi?

Yürüyüş, yüzme ya da pilates gibi sporlar menisküs yırtıkları için herhangi bir sorun teşkil etmemekle birlikte iyileşmesi açısından herhangi bir yarar sağlamamaktadır.

Menisküs yırtığı dikilir mi?

Menisküsün dış kısmı fonksiyonlarının %90’nın gerçekleştirirken aynı zamanda iyileşme potansiyeli de son derece yüksektir. Bu sebeple bu bölgede görülen menisküs yırtıklarının dikilmesi önerilmektedir.

Menisküs yırtığı ne kadar sürede iyileşir?

Menisküs ameliyatlarından sonra hastaların günlük hayatlarına geri dönebilmesi için 4 haftalık bir iyileşme süresinin geçmesi gerekmektedir. Eğer açık ameliyat yöntemi uygulanmış ise bu süre 6 haftaya kadar uzamaktadır.

“Ameliyattan bir gün sonra hasta duş alabilir.