Gliom

Beynin destekleyici dokusu olan glial hücrelerinde var olan bir grup tümöre gliomlar denir. Gliomlar tümörlerinin birbirinden farklı pek çok tipi bulunmaktadır. Genel olarak gözlemlenmiş olan epandimomlar, astrositomlar ve oligodendrogliomlar bunlardan en yaygın olanlarıdır. Yaklaşık olarak bütün beyin tümörlerinin %30’unu oluşturan gliomlar, genel olarak kötü huylu bir tümör olarak bilinmektedir.


Gliomların Tipleri

Beyinde bulunan glial hücrelerine göre değişkenlik gösteren başlıca gliomların çeşitleri şu şekilde sıralanmaktadır:

Oligodendroglioma

Bu tip beyin tümörüne miyelin adı verilen olglial hücreler sebep olmaktadır.

Astrositom

Adını beynin içerisinde bulunan yıldız şeklinde ki hücrelerden almaktadır. Yani astrositomlardan alan tip, kötü huylu gliom türleri arasında en çok rastlanan tümör olarak yerini almaktadır.

Oligoastrositom

Bu gliomlar oligodendrositlerin ve astrositlerin karışımından oluşarak meydana gelmektedir.

Ependimom

Genel olarak özellikle çocuklarda yaygın olarak görülen ependimom, beyin ve omirilik kanalının boşluklarını oluşturan hücrelerden meydana gelen ve oldukça yaygın olan kötü huylu tümördür.

Ganglioglioma

Bu tümör insanlar arasında en az rastlanan kötü huylu tümör olarak bilinmektedir. Hem glial hücrelerinde hem de sinir hücrelerinde oluşur.  

Gliomlar Neden Meydana Gelir?

Günümüzde var olan vakalar arasında çoğu primer beyin tümörü gibi, gliomanın da kesin bir nedeni asla bilinmemektedir. Ancak bazı kalıtımsal bozuklukların bu tümörlerin oluşumunu başlattığı bilinmektedir. Bu bozuklukların örnekleri arasında Nörofibromatozis Tip 1, Li-Fraumeni sendromu, Turcot sendromu, Tuberoskleroz (TS) ve nörofibromatoz yerini almaktadır. 

Risk Faktörleri

İnsanlarda beyin tümörü riskini artırabilecek bazı faktörler bulunmaktadır. Bu risk faktörleri yerini şu şekilde almaktadır:

Yaş 

İnsanlarda beyin tümörü riski yaşları ilerledikçe artar. Gliomlar 45/65 yaşları arasında ki yetişkinlerde gençlere ve çocuklara nazaran daha sık görülmektedir.

Radyosyana Maruz Kalma

İyonlaştırıcı radyasyon olarak bilinen bu tür radyasyona maruz kalan kişilerin beyin tümörü riskini artırabildiği gözlemlenmiştir. İyonlaştırıcı radyasyon örnekleri, atomik bombaların sebep olduğu radyasyon ve kanser maruziyetini tedavi etmek için kullanılmış olan radyasyon terapisidir. Güç hatlarının oluşturmuş olduğu elektromanyetik alanlar ve migrodalga fırınlardan meydana gelen radyofrekans radyasyonu gibi daha yaygın radyasyon çeşitlerinin glioma riskini artırdığı gözlemlenmemiştir. 

Günümüzde oldukça yaygın olarak kullanılan cep telefonu kullanımının beyin kanseri riskini artırıp artırmadığı henüz bilinmemektedir. Ancak bazı çalışmalar cep telefonu kullanımı ile akustik nöroma adı verilen ve oldukça kötü huylu olan beyin kanseri tipi arasında olası bir ilişki olduğu gözlemlenmiştir.

Diğer birçok çalışma alanlarında hiçbir ilişki gözlemlenmemiştir. Cep telefonları günümüzde yeni bir faktör olduğundan, kanser riski üzerinde ki etkisini anlamak için daha uzun süreli araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. 

Gliomanın Aile Öyküsü

Çok nadir bir glioma çeşidi olarak gözlemlenmiştir. Ancak aile öyküsünde gliomanın olması, bunu geliştime riskini artırabildiği bilinmektedir. 

Gliomların Belirtileri

Vücutta gelişen glioma semptromları tümörün derecesine, büyüklüğüne ve konuma bağlı olarak gelişimini sağlamaktadır. Beyinde meydana gelen tümörler baş ağrısına, kusmaya, baş dönmesine, nöbetlere ve bayılmalara neden olmaktadır. Optik sinir üzerinde büyüyen ve baskı yapan tümörler ise görme kaybına neden olabilir. Omurga da büyüyen tümörler de uzavlarda ağrı ve aşırı güçsüzlüğe neden olmaktadır.

Çeşitli farklı glioma formlarıyla ilişkili semptomların bazılarını şu şekilde beliertebiliriz:

Astrositiom Belirtileri

  • Nöbetler
  • Baş ağrısı
  • Davranışsal değişiklikler

Ependimoma Belirtileri

  • Sinirlilik
  • Artan kafa boyutu
  • Uyku problemleri
  • Kusma
  • Baş ağrısı
  • Mide bulantısı

Oligodendroglioma Belirtileri

  • Davranışsal değişiklikler
  • Baş ağrısı
  • Nöbetler
  • Vücudun bir tarafında zayıflık
  • Konuşma problemleri
  • Kısa süreli hafıza kaybı

Tümör Omirilikte Yer Alıyorsa, Semptomlar Şu Şekilde Olabilir

  • Bacaklarda ya da üst vücutta zayıflık olması
  • Omiriliğin boyun bölgesinde yer alan tümörler sebebiyle boyun, kol, sırt ve bacaklarda ağrı olması
  • Eraktil disfonksiyon olması
  • Göğüste ağrı olması
  • Kas kontrolü kaybı olması
  • Uyuşma ya da karıncalanma olması
  • Bağırsak ya da mesane kontrolü kaybı olması

Gliomlar'ın Tanısı Nasıl Yapılır?

Gliomların tanısında kullanılan bazı testler ve prosedürler bulunmaktadır. Bunlar:

Nörolojik Muayene

Bu muayenede işitme, görüş, denge koordinasyonu, güç ve refleksler kontrol edilerek yapılan işlemler arasında yerini almaktadır. Bu alanlarda yer alan bir yâda birden fazla sorunlar, beyin tümörü tarafından etkilenebilecek kısmı hakkında ve tanı koyma konusunda ipuçları sağlamaktadır.

Görüntüleme Testleri

MRG ( manyetik rezonans görüntüleme ) genel olarak beyin tümörünün teşhisini belirleme amaçlı en yaygın kullanılan testler arasında yerini almaktadır. Bazı durumlarda MRG çalışmaları sırasında beyin dokusunda ki farklılıkları gözlemleyebilmeleri için bir damardan bir boya ( kontrast madde ) enjekte edilmektedir.

Fonksiyonel MRG, perfüzyon MRG ve manyetik rezonans spektroskopisi dâhil, dizi özel MRG tarama bileşeni doktorun tümörü gözlemleyip değerlendirmesine ve tedaviyi planlamasına yardımcı olmaktadır. 

Biyopsi

Gliomanın lokasyona bağlı olarak, tedavi öncesi bir iğne yardımı ile ya da beyinde bulunan tümörü çıkarmak için bir operasyonun parçası olarak hastalara biyopsi yapılmaktadır. Erişilmesi oldukça zor bölgelerde bulunan gliomlar ya da beyninizde ki daha hassas bir işlemle zarar görebilecek oldukça hassas bölgeler için stereotaktik iğne biyopsisi uygulanmaktadır.

Bu biyopsi sırasında beyin cerrahi kafatasında küçük bir delik açarak çalışmalarına başlamaktadır. Daha sonra açmış olduğu küçük delikten ince bir iğne yerleştirilir. Doku sıklıkla CT ya da MRI taraması ile yönlendirilen iğne ile çıkartılarak mikroskop altında analize gönderilir. Biyopsi, beyinde bulunan tümörün kesin teşhisinin konmasında en önemli etken olarak yerini almaktadır. Bu bilgilere dayanarak kanser ve diğer doku anormalliklerinin teşhisinde uzmanlaşmış olan bir doktor yani ( patolog ) bir beyin tümörünün evresini ve derecesini rahatlıkla belirleyebilir.

Patolog ayrıca biyopsi örneğinin fiziksel görünümünü ve büyüme oranını da incelerek çalışmalarını sürdürmektedir. Bu çalışmalara moleküler tanı denir. Biyopsi raporunun sonucu patologlar tarafından doktorunuza gönderilmektedir. Gönderilen raporu doktor yorumlayarak teşhisini bu rapora göre belirler.

Gliomlar Nasıl Tedavi Edilir?

Genel olarak yaş, genel sağlık ve tercihlerin yanı sıra tümörün büyüklüğüne, tipine, konumuna ve derecesine göre gliom tedavisi uygulanmaktadır. Tümörü çıkarmak için yapılan çalışmalara ek olarak, glioma tedavisi de tümörün bulgularını ve semptomlarını azaltmak için uygun görülen ilaçların kullanılması gerekmektedir.  Meydana gelen şişlikleri azaltmak ve beynin etkilenen bölgelerinde ki basıncı azaltmak için steoritler reçete sağlanabilmektedir. Ayrıca meydana gelen nöbetleri kontrol etmek için anti-epileptik ilaçlarda yazılabilmektedir. 

Ameliyat 

Vücutta bulunan tümörün çıkarılması için tedavinin ilk adımı olarak bilinmektedir. Bazı vakalarda gliomalar küçük olduğundan cerrahi operasyonda sağlıklı beyin dokusundan ayrılması oldukça kolaydır. 

Radyasyon Tedavi

Yüksek dereceli gliomanın tedavisinde kullanılır. Radyasyon, tümör hücrelerini öldürmek için x ışınları yâda protonlar gibi yüksek enerjili ışınlar kullanılır. 

Gamma Knife Radyocerrahi

Tümörleri vasküler malformasyonları ve beyinde bulunan diğer anormallikleri tedavi etmek için kullanılan radyasyon terapisidir.

Kemoterapi

Tümör hücrelerini öldürmek için ilaçların kullanılması olarak bilinmektedir. 

Tedaviden Sonra Rehabilitasyon

Beyin tümörleri konuşmayı, görüşü ve düşünmeyi kontrol eden beyin kısımlarında gelişir. Bu yüzden rehabilitasyon tedavisi iyileşmenin gerekli bir parçası olarak göz önünde bulundurulur.