Beyin Tümörleri

Onaylayan Doktor (-lar) ; Uğur Oğul , Evren Sandal • Mar 09, 2022

KISA YOL

Beyin Tümörü Nedir?

Beyinin kendi dokusundan kaynaklanan tümörler beyin tümörü denmektedir. Beyin dokusu, kafatası, sinirler, beyin zarı ya da kafatasını çevreleyen kaslarda görülen kansere primer kanser denmektedir. Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve daha sonrasında metastaz ile beyne ulaşan ve tümöre neden olan kanserlere ise sekonder kanser denmektedir.

Hücrelerin normal yaşam döngüsünde oluşum, büyüme, yaşlanma ve ölüm bulunur. Ölen hücrelerin yerine ise yenileri çoğalır. Yeni hücrelerin çoğalması ancak ihtiyaç durumunda ortaya çıkar. Ancak söz konusu beyin kanseri olduğunda hücrelerin yıkımı ve çoğalması normal seyrinin dışına çıkmaktadır. Bu sebeple de ihtiyaç duyulmayan hücrelerin üretilmesi ve zamanı geldiği halde hücrelerin ölmemesi sonucunda hücre birikimi ortaya çıkar. Bu da tümörlerin oluşumuna neden olur. Ancak her tümöre kanser denmemektedir. Bu sebeple de beyinde oluşan tümörlere beyin tümörü denilir.

Beyin Tümörü Türleri

Beyin tümörleri genel olarak iyi ve kötü huylu olmak üzere ikiye ayrılırlar.

İyi Huylu Beyin Tümörleri

İyi huylu beyin tümörlerinin içerisinde şunla bulunur:

  • Beyin zarında meydana gelen menengiom
  • Beyin içerisinde ki sinirlerde oluşan schwannom,
  • Doğuştan gelen kalıntı tümörleri olan dermoid, epidermoid kistler.

Kötü Huylu Beyin Tümörleri

Hızlı ve anormal büyüme gösteren bu tümörler sağlıklı beyin dokularının içinde oluşmaktadır. Bu kanser türlerinin tedavisinin başarısı ise tümörün büyüklüğüne, yerleşim yerine ve getirdiği risklere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.

Beyin Kanseri Evreleri

Her kanser türünde olduğu gibi beyin kanserinde de evreler bulunmaktadır. Bu evrelerin doğru bir şekilde tespit edilmesi ise tedavinin başarılı bir şekilde planlanması için önemlidir.

Birinci Derece Beyin Kanseri

Kötü huylu beyin tümörleri içinde en az kötü huylu olan bu evrede, hücreler mikroskop incelemesinde neredeyse normal olarak görülmektedir.

İkinci Derece Beyin Kanseri

İkinci derece beyin kanserlerinde kanserli hücrelerin mikroskop altındaki görüntüsü daha ayırt edicidir. Az miktarda da olsa hücrelerde anormallikler görülmeye başlar. Bu evrede kanserli hücreler nispeten daha yavaş büyürler. Bu aşama da tümörün sınırları daha belirgin olduğu için daha kolay tanınırlar.

Üçüncü Derece Beyin Kanseri

İkinci aşama ile benzerlik göstermekle birlikte bu evrede kanser hücreleri daha hızlı ve aktif bir şekilde yayılma gösterir. Tekrarlaması da söz konusu olmaktadır.

Dördüncü Derece Beyin Kanseri

En kötü huylu ve en ilerlemiş beyin kanseri evresidir. Mikroskobik incelemelerinde hücrelerde şekil bozuklukları gözlenir. Çok hızlı bir şekilde çoğalarak çevresinde yer alan normal beyin dokularına da zarar verir. Merkezinde ise ölü hücreler yer alır.

Beyin Tümörünün Belirtileri

Beyin tümörünün karakteristik bazı belirtileri görülmektedir. Bu belirtiler hemen hemen tüm hastalarda görülür. Bunlar:

  • Unutkanlık,
  • Kişilik bozuklukları,
  • Konuşma bozuklukları,
  • Kollarda ve bacaklarda görülen halsizlik ve güç kaybı,
  • Kollarda ve bacaklarda karıncalanma hissi,
  • Bayılma ya da sara nöbetleri,
  • Bulantı,
  • Kusma,
  • Çift görme,
  • Bulanık görme,
  • Özellikle geceleri görülen baş ağrısı

Çocuklarda beyin tümörü belirtileri

Çocuklarda beyin tümörünün oluşması durumunda görülecek belirtiler yetişkinlerde görülen beyin tümörü belirtilerinden farklılık göstermektedir. Bunun yanında çocuklarda görülen belirtiler tümörün büyüme hızına ve tipine bağlı olmaktadır. Bunların yanında çocuklarda görülen bazı belirtilerin diğer hastalıklar ile benzerlik göstermesi çocuklarda beyin tümörünün teşhis edilmesini zorlaştırmaktadır. Çocuklarda beyin tümörünün neden olduğu genel belirtiler içerisinde şunlar yer almaktadır.

  • Şiddetli ve sık sık gerçekleşen baş ağrıları
  • Kafada artan basınç hissi
  • Açıklanamayan mide bulantısı ve kusma
  • Ani bir şekilde başlayan görme problemleri

Bu belirtilerin yanında tümörün oluştuğu bölgeye bağlı olarak farklı belirtiler de görülebilmektedir. Bu belirtiler şunları içermektedir:

  • Bebeklerin bıngıldaklarının daha dolgun olması
  • Nöbet geçmişi olmayan çocuklarda nöbet görülmeye başlanması
  • Anormal göz hareketleri
  • Konuşma bozukluğu
  • İştah kaybı
  • Bebeklerde beslenme zorluğu
  • Yutma güçlüğü
  • Denge zorluğu
  • Yürüme güçlüğü
  • Kollarda ve bacaklarda zayıflık hissi ve his kaybı
  • İşitme sorunları
  • Kişilik ve davranış değişiklikleri
  • Bellek sorunları
  • Sinirlilik
  • Yüzün bir tarafında sarkma ya da zayıflık

Beyin Tümörünün Nedenleri

Beyin tümörlerinin neden oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Ancak Von Hippel lindau gibi bazı beyin kanserlerinin genetik geçişli olduğu kanıtlanmıştır. Bunun yanında beyin kanserlerinin oluşumunu tetikleyen bazı risk faktörleri bulunmaktadır. Bu risk faktörlerinden ilki cinsiyettir. Çünkü beyin kanserleri kadınlara göre erkeklerde daha sık görülür. Ancak meningiomlar kadınlarda daha sık görülmektedir.

Risk faktörlerinden bir diğeri ırk olmaktadır. Beyaz ırkta beyin kanseri daha sık görülür. Yaş da beyin kanseri riskini arttırır. Beyin kanserlerinin 70 yaşın üzerinde görülme ihtimali daha fazla iken, 10 yaşın altındaki kişilerde ise beyincik tümörleri daha sık görülür. Beyin kanseri riskini artıran son etmen ise aile öyküsüdür. Ailesinde beyin glioması olan kişilerin beyin kanserine yakalanma ihtimali daha yüksektir. Bunların yanında kafa travması, radyasyon, bazı virüsler,  bazı hormonlar ve bazı azo kimyasal boyaları da beyin kanserini arttıran faktörler içinde yer alır.

Beyin Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

Beyin kanseri kolaylıkla teşhis edilebilen bir hastalıktır. Tanı konulabilmesi için üç yöntem uygulanır. Bu yöntemlerden ilki klinik muayenedir. Teşhisin konulmasında hastanın şikayetlerinin ve öyküsünün dinlenmesi ve ardından nörolojik muayenesinin gerçekleşmesi tanı için önemli bir adımdır.

Daha sonrasında görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. Bt ve MRG kullanılarak tümörün yerini, büyüklüğünü ve cinsi hakkında ayrıntılı bilgiler elde edilir. Son olarak ise bazı beyin kanserlerinde biyopsi yapılması gerekir.

Beyin Kanseri Tedavisi

Beyin kanserinin tedavisinin planlanmasında tümörün büyüklüğü, yerleşimi ve tipi gibi etmenler etki etmektedir. Bunlara bağlı olarak uygulanabilecek üç farklı tedavi yöntemi bulunmaktadır. Bu tedaviler ayrı ayrı uygulanabileceği gibi birlikte de uygulanabilir.

Beyin Tümörü Ameliyatı

Söz konusu özellikle iyi huylu beyin tümörleri olduğunda ve yerleşimi ameliyat için uygun olduğunda kullanılan ilk tedavi yöntemi olarak cerrahi girişim seçilmektedir. Beyin kanserinin tedavisinde ki altın kurallardan birisidir. Eğer kanserin türü habis ise o zaman cerrahi işlemden sonra radyasyon tedavisinin de uygulanması gerekir.

İyi huylu tümörlere uygulanan cerrahi işlemin başarısı cerrahi ekibin tecrübesi ile doğru orantılı olmaktadır. Tümörün alınması uygun olan hastalarda en başarılı tedavi yöntemidir. Kötü huylu tümörlerde ise tam olarak temizlenebilmesi için sonrasında radyasyon tedavisine ihtiyaç duyulur.

Ancak bazı beyin tümörü türlerinde cerrahi işlem yapılmadan önce takibinin yapılması yeterli olmaktadır. Özellikle doğuştan gelen ve iyi huylu olan bu tümörlerin alınmasına genellikle gerek bulunmamaktadır.

Beyin tümör ameliyatı sonrası yaşanabilecek komplikasyonlar

Ameliyattan sonra görülen bu komplikasyonların önemli bir kısmı önemsiz olmakla birlikte bazı komplikasyonların hayatı tehdit etmesi de mümkün olmaktadır. Bu ciddi komplikasyonlara en kısa süre içerisinde müdahale edilmesi gerekmektedir.

Cerrahi prosedürlerden sonra görülebilecek genel komplikasyonların içerisinde şunlar yer almaktadır.

  • Enfeksiyon
  • İlaca ya da kan ürünlerine alerji geliştirme
  • Kan pıhtısı oluşumu
  • Cerrahi yaranın açılması
  • Göğüs ve solunum problemleri
  • Kanama

Beyin ameliyatlarından sonra hastaların kendilerini daha kötü hissetmeleri mümkün olmaktadır. Çünkü beyin tümörünün alınması için uygulanan operasyonlar büyük cerrahi prosedürlerdir. Bu sebeple ameliyatın faydalarının hissedilmesi zaman alabilmektedir. Ancak ameliyattan sonra görülebilecek beynin ödemden dolayı şişmesi acil müdahale gerekmektedir. Bu komplikasyonun oluşması durumunda hastada görülebilecek belirtiler içerisinde şunlar yer almaktadır.

  • Baş ağrısı
  • Bulanık görüş
  • Zayıflık
  • Nöbet
  • Baş dönmesi
  • Konuşma ile ilgili sorunlar
  • Zayıf denge
  • Koordinasyon kaybı
  • Bilinç bulanıklığı
  • Kişilik değişiklikleri
  • Davranış değişiklikleri

Bazı hastalar beyin ameliyatlarından sonra iyi bir şekilde iyileşebilirken bazı hastalarda uzun vadeli komplikasyonlar görülebilmektedir. Uzun vadede görülebilecek sorunlar tümörün çıkarıldığı bölgeye göre değişiklik göstermektedir. Ayrıca tümörün tamamen çıkarılmaması da uzun vadeli komplikasyonların görülmesine neden olmaktadır. beyin ameliyatından sonra görülebilecek uzun vadeli komplikasyonlar içerisinde şunlar yer almaktadır.

  • Epilepsi
  • Yürüme zorluğu
  • Yorgunluk
  • Kol ve bacaklarda zayıflık
  • Konuşma sorunları
  • Konsantre olamama
  • Hafıza sorunları
  • Davranış değişiklikleri

Beyin tümörü ameliyatı sonrası iyileşme süreci

Beyin tümörlerinden sonra iyileşme süreci tümörün çeşidine göre değişiklik göstermektedir. Ancak genel olarak ameliyatlardan sonra geceyi nöro-kritik bakım ünitesinde geçirilmesi gerekmektedir. Bu süreçte hastalar kalp monitörüne, IV’lere, oksijene ve katetere bağlı olacaktır.

Ameliyattan sonraki 1- 2 gün boyunca bandaj uygulanacaktır. İlk geceden sonra hastalar beyin cerrahisi bölümünde yakından takip edilmektedir. Ameliyattan sonra hastaların yataktan kalkmaları, kısa yürüyüşler yapmaları ve beslenmeye başlanmaları gerekmektedir. Ameliyattan sonra hastaların ağrılarının yönetilebilmesi için asetaminofen kullanılmaktadır. Bunu yanında şiddetli ağrısı olan hastalar için daha güçlü ağrı kesiciler uygulanabilmektedir.

Beyin tümörü ameliyatlarından sonra hastaların genel olarak hastane yatış süresi 2 ile 5 gün arasında değişiklik göstermektedir. Bu süre içerisinde ameliyatın başarısının ölçülmesi için BT ve MRI taramaları yapılmaktadır.

Ameliyatın Özeti

Ameliyatın Süresi: 3-7 Saat

Anestezi Yöntemi: Genel

Hastanede Yatma Süresi: 3-7 Gün

İşe Dönme Süresi: 4-8 Hafta

Radyasyon Tedavisi

Kötü huylu tümör ameliyatlarından sonra veya yerleşimi nedeniyle ameliyat edilemeyen hastalara radyasyon tedavisi uygulanmaktadır. Bu tedavide yüksek enerjili ışınlar uygulanmaktadır. Radyoterapinin uygulanma planı tümörün büyüklüğüne, cinsine, hasta yaşına ve nörolojik bulgulara göre planlanır. Tümör hücrelerini öldürmek ya da baskılamak için uygulanan bu tedavide önemli olan tümörün etrafında yer alan sağlam dokuların korunmasıdır.

Kemoterapi

Kemoterapi ile hastalara verilen ilaçların kanser hücrelerinin çoğalmalarının önüne geçilmesi hedeflenir. Özellikle kötü huylu olan beyin kanserlerine uygulanan bir tedavi yöntemi olmaktadır. Genel olarak hastaların daha uzun süre yaşamasını sağlamaktadır.

Beyin Tümörü ve Beslenme

Farklı diyetlerin kanser riskini azalttığı birçok çalışma ile kanıtlanmıştır. Ancak kanser hastaları üzerinde beslenmenin etkilerini kanıtlayacak yeterli çalışma yapılmamıştır. Bu alandaki çalışmalar halen devam etmektedir. 

Kanserli hücrelerin farklı diyetlere verdikleri tepkiler üzerine yapılan araştırmalar laboratuvar ortamında ve hasta katılımları ile gerçekleşmektedir. Şimdiye kadar yapılan laboratuvar çalışmalarında kalori kısıtlamalı ve ketojenik gibi sınırlı karbonhidrat tüketimi olan diyetlerin kanser hücrelerinin gelişimlerini durdurduğun göstermiştir. Alınan karbonhidrat miktarının %30- %40 azaltılması ile birçok kanser türünün gelişimini yavaşlatmak mümkün olmaktadır. Diğer bir yandan yüksek karbonhidrat ve yağ tüketimi olan kanser hücrelerinin daha hızlı bir şekilde büyüdüğü gözlemlenmiştir. 

Bunların yanında glioblastoma gibi son derece agresif beyin tümörleri üzerinde yapılan hasta çalışmaları da beslenmenin hastalığın kontrolünde önemli bir yeri olduğunu göstermektedir. Doğru beslenme düzeni ile son evre glioblastoma hastalarının yaşam süresinin 3- 5 yıl uzayabildiği kanıtlanmıştır. 

İleri evre beyin tümörü olan hastaların beslenmesinden çıkarmaları gereken ilk besin grubu ise şeker olmaktadır. Şeker de karbonhidrat grubu içerisinde yer aldığı için düşük karbonhidratlı beslenme hakkında yapılan çalışmalar beyin tümörü üzerinde yapılan bu çalışmaları da desteklemektedir.

Beyin tümörü hastalarının beslenmelerin eklemeleri gereken makro besin ise sağlıklı yağlar olmaktadır. Vücudun ihtiyacı duyduğu enerjinin sağlıklı yağlardan alınmasını sağlamaktadır. Bunun yanında beslenmeye hücre yenilenmesini destekleyen vitamin ve minerallerin de eklenmesi gerektiği yapılan çalışmalarda görülmüştür. 

Beyin kanseri olan hastaların hem genel sağlıklarını iyileştirmek hem de kanserli hücrelerin baskılanması için uygulayacağı diyetlere harfiyen uyması gerekmektedir. Bu süreç içerisinde doktorları ile sürekli olarak iletişim içerisinde olmaları da önemli olan bir diğer noktadır. Hastaların karaciğer ve böbreklerinin diyetten nasıl etkilendiğinin takip edilebilmesi için de düzenli tetkiklerin yapılması önemli olan bir diğer konudur. 

İleri evre beyin kanseri olan hastalar üzerinde yapılan çalışmalarda hastaların beslenmeleri hakkında dikkat etmesi gereken noktaların ise şunlar olduğu belirlendi.

  • Paketli gıdaların tüketilmemesi
  • İçerisinde tatlandırıcı ve yapay katkı maddesi bulunan besinlerin tüketilmemesi
  • Kullanılan unların içerisinde bron bulunmaması
  • Glutensiz besinlerin tüketilmesi
  • Süt ürünlerinde kazein bulunmayan ürünlerin tercih edilmesi
  • Kefir gibi fermente süt ürünlerinin tüketilmesi
  • Fabrikasyon şeker tüketilmemesi
  • Tatlı olarak kuru kayısı ve hurma tüketilmelidir.
  • Sebze, meyve ve etler güvenli üretim yapılan yerlerden temin edilmelidir
  • Klorsuz su tüketilmesi gerekir
  • Mineral değeri yüksek olan suların tüketilmesi gerekir
  • Gereklilik halinde iyot takviyesinin yapılması gerekir.
  • Bağırsak florasının yakından takip edilmesi gerekir

Bunların yanında hastaların ağız hijyenlerine de özen göstermeleri gerekmektedir. Çünkü ağız içerisinde biriken toksinler hastaların olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. bunun için hastaların sabah kalktıklarında Hindistan cevizi yağı ile yağ çekme yapması önerilmektedir. Bunun yanında kullanılan diş macunlarının da flor ve bron içermemesine dikkat edilmesi gerekmektedir. 

Beslenmede yapılan bu değişiklikler sadece kanser hücrelerinin baskılanmasını değil aynı zamanda psikolojilerinin de belirgin bir şekilde düzelerek motivasyonlarının arttığı bilinmektedir. Bunun yanında tedavi sürecinde kullanılan ilaçların yan etkilerinin de azalmasını sağlamaktadır. Diyet sonucunda hastaların tat alma duyularının iyileşmesini ve yaşam sürelerinin uzamasını sağlamaktadır.

Beyin tümörü ölüm belirtileri

Beyin tümörünün son evrelerinde hastaların olabildiğince rahat ettirilmesi son derece önemlidir. Son dönemlerinde olan hastalarda görülen karakteristik belirti uyuşukluk olmaktadır. Bunun yanında hastalarda görülebilecek belirtiler içerisinde şunlar yer almaktadır.

  • Baş ağrısı sıklıklarının artması
  • İştah kaybı
  • Ajitasyon
  • Deliryum
  • Halüsilasyonlar
  • Agonal solunum
  • Artan ağrı
  • Azalmış mesane fonksiyonu
  • Cildin soğuması
  • İstemsiz hareketler

Beyin tümörü olan hastalar ne kadar yaşar?

Beyin tümörü hastalarının hayatta kalma süresi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Özellikle tümörün derecesi ve prognostik faktörler ile hastanın genel sağlığı etkili olmaktadır. Bunun yanında sağkalım oranları istatistiksel sayılar olduğu ve hastaların yaşam sürelerinin değişkenlik göstermesi mümkün olmaktadır. Beyin tümörlerinde hastaların yaşlara göre beklenen sağkalım oranları ise şunlar olmaktadır.

  • 15 yaşın altında olan hastaların 5 yıllık sağkalım oranı %75 olmaktadır.
  • 15 ile 39 yaş aralığındaki hastaların 5 yıllık sağkalım oranları %72 olmaktadır.
  • 40 yaşın üzerindeki kişilerin 5 yıllık sağkalım oranı ise 521 olmaktadır. 

Bunların yanında genel olarak beyin kanseri hastaların 5 yıllık sağkalım oranı %36 olmaktadır. Hastaların 10 yıllık sağkalım oranı ise %30’un üzerinde olmaktadır.

Beyin tümörü ve göz ilişkisi

Beyin tümörünün göz merkezine baskı oluşturması hastalarda görme ile ilgili problemlerin yaşanmasına neden olmaktadır. Bu sorunlar hastalarda kademeli olarak ilerler. Tümörün büyümesi ise optik sinirlerin üzerinde daha fazla baskı oluşturur ve hastalarda görme kaybı yaşanabilir. 

Gözün etkilenmesine neden olan tümörler gözü tutan yuvanın yanı sıra göz hareketlerini kontrol eden sinirler, kaslar ve bağ dokularında büyüme gösterirler. Görme kusurlarına neden olan beyin kanseri türleri içerisinde şunlar yer almaktadır.

  • Fibröz histiyositomlar
  • Sarkomlar
  • Metastatik kanser
  • Paranazal sinüs tümörleri
  • Osteomlar
Soru: Annem 74 yaşında, iki aydır üşüme ve geçmeyen halsizlik var. Doktora gittik, tahlilleri güzel, vitaminlerine bakılmadı. Neyden kaynaklı olabilir?

A** U** | 13 Mar 2024

Prof. Dr. Sevin Balkan cevabı | 74 gün içinde cevaplandı
Özellikle B12 ve D vitamini eksikliği başta olmak üzere vitamin eksiklikleri demir eksikliği anemisi, tiroid bozukluğuna ve daha ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Bu sağlık sorunları semptomlara yol açar. Annenizin yaşı ve görülen belirtiler dikkate alındığında ise vitamin düzeylerinin yanı sıra tiroid fonksiyonlarının da test edilmesi önemli olacaktır.
Doktora Soru Sor