Beyin Tümörleri

Beyin Tümörü Nedir?

Beyinin kendi dokusundan kaynaklanan tümörler beyin tümörü denmektedir. Beyin dokusu, kafatası, sinirler, beyin zarı ya da kafatasını çevreleyen kaslarda görülen kansere primer kanser denmektedir. Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve daha sonrasında metastaz ile beyne ulaşan ve tümöre neden olan kanserlere ise sekonder kanser denmektedir.


Hücrelerin normal yaşam döngüsünde oluşum, büyüme, yaşlanma ve ölüm bulunur. Ölen hücrelerin yerine ise yenileri çoğalır. Yeni hücrelerin çoğalması ancak ihtiyaç durumunda ortaya çıkar. Ancak söz konusu beyin kanseri olduğunda hücrelerin yıkımı ve çoğalması normal seyrinin dışına çıkmaktadır. Bu sebeple de ihtiyaç duyulmayan hücrelerin üretilmesi ve zamanı geldiği halde hücrelerin ölmemesi sonucunda hücre birikimi ortaya çıkar. Bu da tümörlerin oluşumuna neden olur. Ancak her tümöre kanser denmemektedir. Bu sebeple de beyinde oluşan tümörlere beyin tümörü denilir.

Beyin Tümörü Türleri

Beyin tümörleri genel olarak iyi ve kötü huylu olmak üzere ikiye ayrılırlar.

İyi Huylu Beyin Tümörleri

İyi huylu beyin tümörlerinin içerisinde şunla bulunur:

  • Beyin zarında meydana gelen menengiom,
  • Beyin içerisinde ki sinirlerde oluşan schwannom,
  • Doğuştan gelen kalıntı tümörleri  olan dermoid, epidermoid kistler.

Kötü Huylu Beyin Tümörleri

Hızlı ve anormal büyüme gösteren bu tümörler sağlıklı beyin dokularının içinde oluşmaktadır. Bu kanser türlerinin tedavisinin başarısı ise tümörün büyüklüğüne, yerleşim yerine ve getirdiği risklere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.

Beyin Kanseri Evreleri

Her kanser türünde olduğu gibi beyin kanserinde de evreler bulunmaktadır. Bu evrelerin doğru bir şekilde tespit edilmesi ise tedavinin başarılı bir şekilde planlanması için önemlidir.

Birinci Derece Beyin Kanseri

Kötü huylu beyin tümörleri içinde en az kötü huylu olan bu evrede, hücreler mikroskop incelemesinde neredeyse normal olarak görülmektedir.

İkinci Derece Beyin Kanseri

İkinci derece beyin kanserlerinde kanserli hücrelerin mikroskop altındaki görüntüsü daha ayırt edicidir. Az miktarda da olsa hücrelerde anormallikler görülmeye başlar. Bu evrede kanserli hücreler nispeten daha yavaş büyürler. Bu aşama da tümörün sınırları daha belirgin olduğu için daha kolay tanınırlar.

Üçüncü Derece Beyin Kanseri

İkinci aşama ile benzerlik göstermekle birlikte bu evrede kanser hücreleri daha hızlı ve aktif bir şekilde yayılma gösterir. Tekrarlaması da söz konusu olmaktadır.

Dördüncü Derece Beyin Kanseri

En kötü huylu ve en ilerlemiş beyin kanseri evresidir. Mikroskobik incelemelerinde hücrelerde şekil bozuklukları gözlenir. Çok hızlı bir şekilde çoğalarak çevresinde yer alan normal beyin dokularına da zarar verir. Merkezinde ise ölü hücreler yer alır.

Beyin Tümörünün Belirtileri

Beyin tümörünün karakteristik bazı belirtileri görülmektedir. Bu belirtiler hemen hemen tüm hastalarda görülür. Bunlar:

  • Unutkanlık,
  • Kişilik bozuklukları,
  • Konuşma bozuklukları,
  • Kollarda ve bacaklarda görülen halsizlik ve güç kaybı,
  • Kollarda ve bacaklarda karıncalanma hissi,
  • Bayılma ya da sara nöbetleri,
  • Bulantı,
  • Kusma,
  • Çift görme,
  • Bulanık görme,
  • Özellikle geceleri görülen baş ağrısı,

Beyin Tümörünün Nedenleri

Beyin tümörlerinin neden oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Ancak Von Hippel lindau gibi bazı beyin kanserlerinin genetik geçişli olduğu kanıtlanmıştır. Bunun yanında beyin kanserlerinin oluşumunu tetikleyen bazı risk faktörleri bulunmaktadır. Bu risk faktörlerinden ilki cinsiyettir. Çünkü beyin kanserleri kadınlara göre erkeklerde daha sık görülür. Ancak meningiomlar kadınlarda daha sık görülmektedir.

Risk faktörlerinden bir diğeri ırk olmaktadır. Beyaz ırkta beyin kanseri daha sık görülür. Yaş da beyin kanseri riskini arttırır. Beyin kanserlerinin 70 yaşın üzerinde görülme ihtimali daha fazla iken, 10 yaşın altındaki kişilerde ise beyincik tümörleri daha sık görülür. Beyin kanseri riskini artıran son etmen ise aile öyküsüdür. Ailesinde beyin glioması olan kişilerin beyin kanserine yakalanma ihtimali daha yüksektir. Bunların yanında kafa travması, radyasyon, bazı virüsler,  bazı hormonlar ve bazı azo kimyasal boyaları da beyin kanserini arttıran faktörler içinde yer alır.

Beyin Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

Beyin kanseri kolaylıkla teşhis edilebilen bir hastalıktır. Tanı konulabilmesi için üç yöntem uygulanır. Bu yöntemlerden ilki klinik muayenedir. Teşhisin konulmasında hastanın şikayetlerinin ve öyküsünün dinlenmesi ve ardından nörolojik muayenesinin gerçekleşmesi tanı için önemli bir adımdır.

Daha sonrasında görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. Bt ve MRG kullanılarak tümörün yerini, büyüklüğünü ve cinsi hakkında ayrıntılı bilgiler elde edilir. Son olarak ise bazı beyin kanserlerinde biyopsi yapılması gerekir.

Beyin Kanseri Tedavisi

Beyin kanserinin tedavisinin planlanmasında tümörün büyüklüğü, yerleşimi ve tipi gibi etmenler etki etmektedir. Bunlara bağlı olarak uygulanabilecek üç farklı tedavi yöntemi bulunmaktadır. Bu tedaviler ayrı ayrı uygulanabileceği gibi birlikte de uygulanabilir.

Cerrahi Girişim

Söz konusu özellikle iyi huylu beyin tümörleri olduğunda ve yerleşimi ameliyat için uygun olduğunda kullanılan ilk tedavi yöntemi olarak cerrahi girişim seçilmektedir. Beyin kanserinin tedavisinde ki altın kurallardan birisidir. Eğer kanserin türü habis ise o zaman cerrahi işlemden sonra radyasyon tedavisinin de uygulanması gerekir.

İyi huylu tümörlere uygulanan cerrahi işlemin başarısı cerrahi ekibin tecrübesi ile doğru orantılı olmaktadır. Tümörün alınması uygun olan hastalarda en başarılı tedavi yöntemidir. Kötü huylu tümörlerde ise tam olarak temizlenebilmesi için sonrasında radyasyon tedavisine ihtiyaç duyulur.

Ancak bazı beyin tümörü türlerinde cerrahi işlem yapılmadan önce takibinin yapılması yeterli olmaktadır. Özellikle doğuştan gelen ve iyi huylu olan bu tümörlerin alınmasına genellikle gerek bulunmamaktadır.

Radyasyon Tedavisi

Kötü huylu tümör ameliyatlarından sonra veya yerleşimi nedeniyle ameliyat edilemeyen hastalara radyasyon tedavisi uygulanmaktadır. Bu tedavide yüksek enerjili ışınlar uygulanmaktadır. Radyoterapinin uygulanma planı tümörün büyüklüğüne, cinsine, hasta yaşına ve nörolojik bulgulara göre planlanır. Tümör hücrelerini öldürmek ya da baskılamak için uygulanan bu tedavide önemli olan tümörün etrafında yer alan sağlam dokuların korunmasıdır.

Kemoterapi

Kemoterapi ile hastalara verilen ilaçların kanser hücrelerinin çoğalmalarının önüne geçilmesi hedeflenir. Özellikle kötü huylu olan beyin kanserlerine uygulanan bir tedavi yöntemi olmaktadır. Genel olarak hastaların daha uzun süre yaşamasını sağlamaktadır.

Beyin Tümörü Beslenmesi Nasıl Olmalıdır?

Beyin tümöründe beslenmenin en önemli kuralı şeker, glikoz, dekstroz ve fruktozdan uzak durmaktır.Çünkü bunlar kanser hücrelerinin yakıtıdır. Bunun yanında beyinin yakıtı ise karbonhidratlar olmaktadır. Bu sebeple de gerek basit olsun gerekse de kompleks karbonhidratlardan da uzak durulması kanser hücrelerinin daha hızlı çoğalmaması açısından önemlidir.

Bunun dışında hastalar yeşil sebzeler, et, balık,yumurta ve süt ürünlerini diledikleri kadar tüketebilirler. Yapılan araştırmalarda beyin kanseri olanların protein açısından zengin olan besinler ile beslenmelerinin hastalığın tedavisinde büyük yardımı olduğu görülmüştür. Çünkü bu beslenme türünde beyin ihtiyacı olan enerjiyi yağlardan karşılamaktadır. Ancak kanser hücrelerinin bu becerisi bulunmamaktadır.

Beyin tümörü ölümcül müdür?

Beyin tümörlerinin iyi ya da kötü huylu olması hayati tehlike oluşturma açısından bir fark yaratmamaktadır. Bu sebeple de tedavi edilmesi gerekir.

Beyin tümörü olan kişiler ne kadar yaşar?

Beyin kanseri tedavilerinin gelişmesinden dolayı hastaların hayat süreleri de uzamıştır. Ancak glial gibi bazı türlerinde hastaların yaşam süreleri 8 ay ile 2 yıl arasında değişiklik göstermektedir.

Beyin tümörü en sık hangi yaşlarda görülür?

Beyin tümörü en çok 40 ile 70 yaş arasında görülür. Yaş arttıkça görülme sıklığı da artar.

Beyin tümörünün ağrısı nasıl olur?

Beyin tümörleri kafa içi basıncın artmasına neden olduğu için diğer baş ağrılarından daha şiddetli olmaktadır. Ayrıca tümörün sebep olduğu ağrılar daha zor geçer.