Menenjiom

Beyin dokusunu saran ve beyin dokusundan kolayca ayrılabilen ve beyinden çıkartılması diğer tümörlere nazaran daha kolay gerçekleşen ve oldukça yavaş büyüyen genellikle iyi huylu tümör olarak bilinmektedir.  Beyin dokusunun üzerinde yer alan bu tümörler, beyin tümörü olarak bilinmeseler de büyümeleriyle beynin üzerinde baskı oluşturarak bazı belirtilere neden olmaktadırlar. Bu tümörlerin genel olarak iyi huylu olmaları, kanserli tümörlere nazaran, vücudun diğer bölgelerine yayılma özelliğine sahip değildirler.  Ancak bu iyi huylu tümörler büyüdükçe nörolojik rahatsızlıklara ve aynı zamanda beyin ve omuriliği sıkıştırdıkları için ciddi durumlara yol açtıkları gözlemlenmiştir. Sonucunda ise ağrı kesicilerle dindirilemeyen baş ağrıları, felç, hormonal bozukluklar, görme kaybı, epilepsi nöbetlerine ve beyin kanamalarına kadar neden oldukları bilinmektedir.


Bu tümörler yani meninjiyomlar mutlaka takip edilmeli ve fazlasıyla büyüdükleri zaman cerrahi yöntemle bulundukları yüzeyden çıkartılmalıdırlar. Bu tümörler yetişkin kişilerde genel olarak 40’lı yaşlardan sonra iyi huylu tümörler olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrıca kadınlarda erkeklere nazaran daha fazla görülmektedir. Menenjiom tanısı konan hastaların 5 yıl yaşama oranları %91,3 olarak gözlemlenmiştir.

Menjiom Çeşitleri

İyi Huylu Menenjiomlar

  • Fibröz menenjiom
  • Meningotelyal menenjiom
  • Transizyonel menenjiom
  • Anjiomatöz menenjiom
  • Psammomatöz menenjiom
  • Mikrokistik menenjiom
  • Lenfoplazmadan zengin menenjiom
  • Metaplastik menenjiom
  • Sekretuar menenjiom

Davranışı Belirsiz olan Menenjiomlar

  • Clear hücreli menejiom
  • Kordoid menejiom
  • Atipik menejiom

Kötü Huylu Menenjiomlar

  • Anaplastik menenjiom
  • Papiller menenjiom
  • Rhapdoid menenjiom

Kimler Menenjiom İçin Risk Altındadır?

Işın tedavisi gören tüm hastalar doğal olarak risk altında olmaktadırlar. Özellikle kanser sebebiyle ışın tedavisi gören çocuklar, Nörofibromatozis tip 1 ve tip 2 hastaları ve kadınlar daha çok risk altındadırlar. Bunun yanı sıra 60 yaşın üzerinde ki yaklaşık olarak her 100 kişiden 3’ünde bu hastalık görülmektedir. Ayrıca ortalama tanı yaşı 65 ve üzeri olduğu için bu yaş gurubunda yer alan herkes risk altındadır.

Menenjiom Belirtileri

Genel olarak kalıcı ve uzun baş ağrıları birçok kişi tarafından önemsenmemektedir. Ancak meninjiom oldukça yavaş büyüyen bir kitle olduğu için genel olarak ilk tanısı baş ağrısı olarak bilinmekte ve gözlemlenmektedir. Ayrıca tümörün var olduğu yere ve bölgeye göre epilepsi nöbetleri, güçsüzlük, vücudun bir kısmında uyuşma, mide bulantısı, işitme kaybı, koku hissi kaybı, yürümede güçlük çekme,  felçler, görme kayıpları oluşturabilmektedir. Genel olarak iyi huylu olarak bilinen bu tümörler, erken teşhis edilmezse tümör büyür ve beyin sinirlerine baskı yaparak kafa içi basıncını artırır. Bu durumla karşı karşıya gelen kişilerin sonucu maalesef ölümle sonuçlanabilmektedir. İyi huylu olarak bilinen bu tümöre erken teşhis gerçekten çok önemlidir.

Erken Tanısı Nasıl Yapılır?

Bu tümörler oldukça yavaş büyüdükleri için kireçlenebilmektedirler. Bu yüzden bazen kafatasından alınan bir röntgen görüntülenmesi ile de ortaya çıkmaktadırlar. Ancak en iyi tanı yöntemi hastalarda genel olarak uygulanan damardan kontrast (boyar) maddesi verilerek çekilen MR görüntülemesi olarak bilinmektedir.

Menenjiom Nedenleri

Menenjiomlar genel olarak ışın tedavisi olan hastalarda meydana gelmektedir. Ancak hiç ışın tedavisi görmeyen kişilerde de meydana gelmektedir. Bu yüzden tam olarak neden oluştukları hala bilinmemektedir.  Ancak yapılan ve gözlemlenen çalışmaların tamamında aşağıda yer alan bilgilerin tümörün oluşumunda rol oynadığı düşünülmektedir. 

  • Bedende var olan genetik yatkınlık 
  • Uzun veya kısa süreli radyasyona maruz kalma,
  • Vücutta oluşan kafa travması,
  • Vücutta meydana gelen ve genellikle kadınlarda çok sık görülen hormonal değişlikler

Menenjiom Tanı Yöntemleri nelerdir?

Meninjiyomlar vücutta ilk olarak yavaş ilerledikleri için kişilerin rahatsızlanıp doktora başvurmaları zaman almaktadır. Tümörler ilk zamanlarda kişilerde hiçbir rahatsızlığa neden olmazlar. Bu yüzden hastalığın ilk aşamalarında tanı koymak oldukça zor olmaktadır.  Hastalığınıza tanı koymaya çalışan doktorunuzun almış olacağı ayrıntılı bir tıbbi öykü ve hemen ardından yapacağı nörolojik muayene, sonrasında beyin MR ve bilgisayarlı tomografi (CT) yöntemlerini kullanarak menenjiom tanısını koymaktadır.

Menenjiom Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Belli bir büyüklüğe gelmemiş ve oldukça küçük meninjiomlar, ya düzenli bir şekilde takip edilir ya da ışın tedavisi ile büyüme ihtimali yok edilir. Tüm bu işlemler sonrası tümör büyümeye ve yayılmaya devam ediyor, aynı zamanda beyin dokusuna ciddi oranda baskı yapıyorsa operasyonla çıkarılması tercih edilmektedir. Operasyon giriş yolu ve yöntemi tümörün bulunmuş olduğu yere göre değişkenlikler göstermektedir. Bazı tümörleri yerinden çıkarmak için oldukça basit ve kolay yöntemler yerini alırken,  bazen oldukça zorlu ve uzun yöntemlerde yer almaktadır.

Eğer tümör diğer yapılara yayılmışsa onlarında çıkarılması gerekmektedir.  Operasyon sonuçlarının %90’ı genel olarak yüz güldürücü oluyor. Erken teşhis tanısı konan hastalarda bu süreç geç kalınmış hastalara nazaran daha kolay atlatılabiliyor. Meninjiom adını alan bu iyi huylu tümörün diğer kötü huylu beyin tümörleri kadar tehlikeli olmadığı ve doğru teşhisle uygun tedavi ile hastaların normal yaşamlarını sürdürebilmeleri mümkün olmaktadır. 

Menenjiomlarda Gözlem ve Takip

Menenjiomlar insan vücudunda yer alan beyindeki ve kafatasında ki yerleşim yerine göre veya patolojik incelemelerine ayrı sınıflandırılıp buna göre gözlemlenmektedirler.  Eğer beyinde bulunan tümörün doğrudan olumsuz bir etkisi bulunmuyorsa yalnızca düzenli takip şartıyla bir tedavi yöntemi uygulanmamaktadır.

Fark edilen bu küçük tümörler, büyümediği ve yayılmadığı sürece beyinde bırakılıyor.  Çünkü düzenli takipler sırasında tümör hiç büyümüyor, zarar verebilecek büyümeye asla ulaşmıyor veya kadınlarda menopoz döneminde küçülebilen türlerden ise kişi ömür boyu herhangi bir tedavi almadan gözlem altında hayatını sürdürebilmektedir. Ancak hızla büyüyen ve yayılan tümörlerde cerrahi işlemlerin uygulanması büyük önem taşımaktadır.

Uygulanan Cerrahi Yöntem Nedir?

Tümörlerin şekli ve türü gözlemlenerek olası bir durumda hastalarda cerrahi yöntemler uygulanması uygun görülüyor. Cerrahi yöntemler tümörün büyüklüğü ve yerleşim yerine göre değişkenlikler göstermektedir. Kimi tümörler oldukça basit ve kısa zamanda çıkarılırken, kimi tümörler büyüklüğüne ve yerine göre daha uzun sürede ve zor bir işlemle çıkartılmaktadır. Çünkü eğer gerçekleştirilen ameliyatta damar ya da sinir dokularının zarar görme ihtimali çok yüksekse ya da tümör olması gerektiğinden fazlasıyla büyükse yapılan operasyon sonrasında radyocerrahi (Gamma Knife yöntemi) önerilmektedir.

Radyocerrahi - Gamma Knife Tedavisi Nasıl Gerçekleştirilir?

Radyocerrahi Gamma Knife yöntemi gerçekleştirilmiş cerrahi operasyon sonrası ameliyat performansı düşük ve ameliyat uygulandığında kalıcı hasar riski yüksek olan kişilerde uygulanmaktadır. Ancak var olan tümörün bu tedavi yöntemine uygun büyüklükte olması gerekmektedir. Bu işlemin amacı tümörün büyümesini durdurmak, küçültmek ve hatta ortadan tamamen kaldırabilmektir.  Bu tedaviye uygun olan hastalarda Gamma Knife ile meningiomlarda tümör büyümesinin tamamen durdurulması ve zaman içinde küçültülmesi yaklaşık olarak % 95 oranında sağlanabilmektedir.