Tüp Mide Ameliyatı

Günümüz tıp dünyasında özellikle obezite cerrahisi alanında görülen ve çok sık uygulanan cerrahi operasyonlardan biri olan tüp mide ameliyatı, bir diğer isim ile mide küçültme ameliyatı olarak da bilinmektedir. Bu ameliyatın tüp mide olarak adlandırılmasının da ki sebep, ameliyat sonrasında midenin ince uzun bir tüp boyutunda kalmasıdır.


Tüp Mide Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Tüp mide ameliyatı laparoskopik bir yöntem olmakla birlikte yani kapalı olarak yapılırken, mide 5'te 4 gibi bir oranını kaybettiği için geri kalan kısım düşük miktarda gıda alabilecek bir hale gelir. Bu ameliyatta düşük bir oran ile gıda emiliminin azaltılması imkanı da ortaya çıkmaktadır. Özellikle ameliyat sayesinde midenin iştah hormonu (Ghrelin) salgılamada görevli olan kısmı alındığı için hasta ameliyat sonrasında iştahını kaybetmeye başlar. Bu sayede de kilo kaybı ve yaşadığı insülin direncinde de karşı koyma gücü elde edilir.

İşlemin uygulanması açısından midenin giriş ve çıkış bölümleri koruma altına alındıktan sonra kesim ve çıkarım işlemleri sağlanır. Bu sayede sindirim sisteminde yaşanacak düzenli sindirimin devamlılığı bozulmadan yani herhangi bir aksama ile karşılaşılmadan ameliyat tamamlanır. Ameliyat sırasında midenin yemek borusu veya bağırsak ile bağlantılı olduğu noktalarda herhangi bir bölümlendirme veya değişim gerçekleştirilmeden risk oranı düşük olarak sonuç elde edilir.

Ameliyat, bugün bütün tıp kurumlarında genel cerrahi uzmanları tarafından aynı yöntemler ile yapılsa da uygulayıcı kurumun ve hekimin tecrübelerine bağlı olarak özellikle güven konusunda farklılıklar yaşanabilir. Ameliyat sonucunda riskler düşük olsa da özenli ameliyatlar ve ameliyat sonrası takipte başarılı bir hizmet, hedeflenen sonucu daha güçlü bir şekilde ortaya çıkarabilir. Bu konuda da bahsedilen ayrıntılar özellikle tüp mide ameliyatı fiyatı üzerinde önemli belirleyici etmenler olmaktadır.

Tüp Mide Ameliyatı Riskleri

Tüp mide ameliyatı özellikle aşırı kilolu insanlarda kilo verme ve sağlığına tekrar kavuşma açısından avantajlı görülse de bu ameliyatın belirli riskleri de yer almaktadır. Sleeve gastrektomi olarak adlandırılan bu ameliyat tekniği ile yapılan operasyon üç ana başlık altında farklı riskler ortaya çıkarmaktadır.

Örnek olarak ilk gruptaki risklere bakılırsa, obez hastalar açısından ameliyatın yapılmasında belirli riskler bulunmaktadır. Çünkü obezite yaşayan hastalarda kalp, akciğer, böbrek ve karaciğer gibi organlar bu durumdan etkilenmiştir ve ameliyat sırasında da farklı komplikasyonlar yaşanabilir. Bu komplikasyonlar arasında kalp rahatsızlıkları, emboli atılması, akciğerin sönmesi veya kasların yıkıma uğraması gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Aslında bu riskler sadece tüp mide ameliyatı sırasında değil obezite hastalarının tüm cerrahi operasyonlarında göz önüne alınması gereken risklerdir.

Ameliyatın bir cerrahi işlem olması göz önünde bulundurulduğunda da genel olarak cerrahide karşılaşılabilecek kanama ve enfeksiyon gibi riskler tüp mide ameliyatında da göz önünde bulundurulmalıdır.

Genel olarak sayılan bu risklerin dışında aslında tüp mide ameliyatının birebir olarak ortaya çıkarabileceği bazı riskli durumlar da bulunmaktadır. Bu ayrıntılı risklere bakılırsa;

  • Hastada bir süre sonrasında mide genişlemesi tekrar başlayarak, yeniden kilo alma sorunu yaşanabilir.
  • Ameliyattan sonraki erken dönemlerde mideden kaçaklar ile karşılaşma ihtimali bulunabilir.
  • Mide bir tüp şekline sokulsa da kas yapısı gereği yeniden genişleme gösterebilir.
  • Mide gerektiğinden fazla gıda aldığında ameliyat olmuş hastalarda midenin boşaltılması zor bir hale gelirken, hasta bu süreçte karın şişliği ve sık sık bulantısıyla kusma problemleri yaşayabilir.
  • Ameliyat sonrası süreçlerde mide kanaması ya da karın içerisinde kanama gibi tehlikeler yaşanabilir.
  • Ameliyat ardından ilerleyen süreçlerde hastalarda reflü sorunu yaşanmaya başlayabilir.
  • Ameliyat sürecinde kesilerin stapler adı verilen otomatik dikiş sistemleri ile ve aletler ile doğru şekilde dikilmemesi sonucunda, ağızdan beslenme süreci ile beraber kaçaklar ve kanamalar yaşanabilir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Beslenme

Tüp mide ameliyatının başarılı bir şekilde tamamlanması sonrasındaki süreçte belirli kademeler yer almaktadır. Bu kapsamda ameliyatın sonrasındaki ilk 7 gün içerisinde şeker ve karbonat içermeyen sıvı gıdalar ile beslenmek gerekir. İlk süreç tamamlandıktan sonra ikinci süreçte 3 hafta boyunca yemekler saflaştırılarak tüketilmelidir. Hasta ameliyattan 1 ay sonrasında düzenli yemek tüketimi sistemine geçmeye başlayabilir. 

Hastaların beslenme düzeni içerisinde her gün 2 adet multivitamin kullanımı, günde 1 defa kalsiyum takviyesi kullanımı ve sağlıklı yaşamı sürdürmek için her ay en azından bir defa B12 enjeksiyonu uygulamasını takip etmesi gerekmektedir. Detaylı bir ameliyat sonrası beslenme programına bakıldığında da 

  • İlk gün itibariyle berrak sıvı diyetinde bazen izin verilmesi durumunda su tüketimi de sağlanabilir.
  • 2 günden 14 güne kadar tüketilecek gıdalar içerisinde yoğurt, et suyu, meyve suyu, süt ve protein destekli içecekler bulunabilir.
  • 3 haftadan 5 haftaya kadar geçen süreçte de gıdaların yumuşak bir yapıya sahip olması, mide tarafından sindirilmesinin kolay olması önemlidir. Bu süreçte yumuşak gıdalar yoğurt ile karıştırılarak veya katı gıdalar sıvı gıdalar ile harmanlanarak tüketilebilir.
  • Ameliyat sonrasındaki beslenme sürecinde hastaların en fazla dikkat etmesi gereken nokta, her defasında düşük miktarda yemek tüketmesi ve sık sık tüketerek gerekli kalori ihtiyacını karşılamasıdır. 
  • Tüp mide ameliyatı ile birlikte hastalarda ömür boyu yeme değişikliği yaşanacaktır. Bu değişiklik kapsamında her şeyin iyice çiğnenmesi, yemek yerken sıvı tüketilmemesi, yemekten yarım saat sonra sıvı tüketilmesi, soda, kola, yüksek kalorili içeceklerden kaçınılması çok acı ve yüksek doyurucu özelliğe sahip karbonhidratların(makarna, fazla ekmek ve hamur işleri gibi) tercih edilmemesi gibi noktalar yer alır.

Robotik Cerrahi İle Tüp Mide Ameliyatı

Genel cerrahi uzmanları tarafından hastalarda obeziteye karşı kilo kontrolü sağlanabilmesi açısından genellikle cerrahi yöntemlerin uygulanması önerilebilir. Bu açıdan hastada robotik cerrahi yönteminin kullanılması ile birlikte bir obezite ameliyatı yapılması mümkündür. Bu işlem robot yardımlı laporoskopi ameliyatı olarak bilinmekle birlikte Robot'da Vinci adı verilen sistem ile sağlanmaktadır.

Robotik sistem ile birlikte ameliyatı gerçekleştirecek uzman hekim, küçük küçük kesiler vasıtasıyla hastanın vücuduna çok pratik bir şekilde müdahale edebilir. Aslında bu yöntem tüp mide ameliyatında kullanıldığı gibi jinekoloji, kalp cerrahisi veya farklı cerrahi yöntemlerin birçoğunda güvenilir şekilde kullanılmaktadır.

Mide küçültme ameliyatı riskleri nelerdir?

Tüp mide ameliyatı sonrasında hastalarda ameliyat sonrası bir deneme yapılması amacı ile opak bir sıvı içirilerek kaçak kontrolü sağlanır. Bu sayede hasta sorunsuz bir şekilde ameliyattan alındıktan sonra da üç gün boyunca hastanede müşahede altında tutularak takip edilir. Ameliyatın riskli durumlarına bakıldığında taburcu olunduktan sonra sebepsiz ateşler ve karın ağrıları gibi problemler yaşanma ihtimaline karşı dikkatli olunmalı ve bu durumlarda mutlaka tıbbi destek alınmalıdır.

Tüp mide riskli midir?

Laparoskopik yöntem ile gerçekleştirilen sleeve gastrektomi ameliyatları, kilo verme açısından yüksek başarı sağlayan bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Ameliyat sonucunda elde edilen tüp mide, tıpkı eski mideniz gibi aynı şekilde sindirim ve emilim işlemlerini sağlar ve uzun vadede herhangi bir risk oluşturmaz. Ameliyat süreci sonrasında sadece daha önce belirtilen noktalarda kaçak ve kanamalar ile karşılaşılabilir. Fakat bu risk çok düşük orandadır.

Tüp mide ameliyatı sonrasında 1 ayda kaç kilo verilir?

Tüp mide ameliyatı uygulamasından sonra ilk 3 ay içerisinde hızlı bir kilo kaybı ile karşılaşılır. Özellikle hasta ilk 6 ay boyunca vücuttaki fazla kiloların büyük bir kısmını verirken bir yıl içerisinde de ideal kilosuna ulaşabilir. Önerilen beslenme programına düzgün bir şekilde uyulması ile birlikte ameliyattan sonra ilk 1 ay içerisinde yaklaşık 10 ile 15 kilo arasında verme imkanı bulunmaktadır.

Tüp mide ameliyatı kimlere yapılabilir?

Tüp mide ameliyatı öncelikli olarak ileri derecede obezite yaşayan yani vücut kitle indeksi 40 kg/m2 üzerinde olan morbid obez kategorisindeki kişilere uygulanmaktadır. Ayrıca yine 35 ile 40 kg/m2 arasında vücut kitle indeksine sahip olan obezite hastalarında, hipertansiyon hastalarında, tip 2 diyabet sorunu yaşayan kişilerde ameliyat uygulanabilir. Ameliyat 18 ile 65 yaş arasında hastalar için uygun olmakla birlikte genellikle vücut kitle indeksi 35 kg/m2 üzerinde olmalıdır. Bu koşul dışında 18 yaş altı ve 65 yaş üstünde 35 kg/m2 vücut kitle indeksi ile karşılaşılırsa, hekim kararıyla ameliyat yapılabilir.

Tüp mide ameliyatı sonrası kilo alınabilir mi?

Tüp mide ameliyatı sonrasında hastalarda tekrardan kilo alma imkanı bulunmaktadır. Özellikle ameliyat sonrasında takiplerini bırakan yeni beslenme düzenine alışamayan ve bu nedenle mide büyümesi gösteren kişilerde tekrardan kilo alımı görülebilir. Yani ameliyat sonrasındaki süreçlerde de kişiler yeniden obeziteye yatkınlık göstererek, vücutta yağ depolamaya başlayabilir.