Akalazya

Akalazya Nedir?

Sindirim sistemi hastalıklarından birisi olana akalazya toplumda nadir rastlanılan bir hastalıktır. Genellikle ileri yaştaki yetişkinlerde görülmekle birlikte, nadir olarak çocukluk çağında ki kişilerde de görülebilir. Akalazyanın tanımı ise yemek borusu ile mide arasında yer alan sfinkterin normal işlevini yerine getirerek açılmaması ile yemeklerin yemek borusunda birikmesi olarak yapılabilir. Sfinkter kasında yaşanılan bu sorunlar sinirsel hasar sebebiyle olabileceği gibi kasa ilişkin bozukluklardan da kaynaklanabilir.


Akalazya olan hastalarda aspirasyon riski artmaktadır. Bu sebeple de hastalar boğulma tehlikesi altındadır. Diğer bir yandan akalazyanın sahip olduğu belirtiler diğer hastalıklar ile de benzerlik gösterdiği için karıştırılabilir. Örneğin mide reflüsünde de akalazyada da besinler ağıza geri gelmektedir ve her ikisinde de gösğüsteağrı yaşanmaktadır. Bu sebeple hastaların belirtileri net bir şekilde hekime anlatabilmesi önemlidir.

Akalazya Tipleri

Son yıllarda akalazya tedavisi için sıklıkla kullanılmaya başlanılan yüksek rezolüsyonlu manometri (HRM) ile akalazya 3 alt tipe ayrılmaya başlanmıştır. Akalazya tip 1 türünde hastaların yemek borularında kasılma görülmemektedir. Akalazya tip 2 türünde ise hastaların yutkunma sonrasında yemek borusunda eş zamanlı olarak gerçekleşen kasılmalar görülmektedir. Akalazya tip 3’te ise hastaların orta ve distal özofagusunda yüksek amplitüdlü ve uzun süreli kasılmalar görülmektedir.

Akalazya Belirtileri

Akalazya hastalığının en karakteristik özelliği hastaların yutkunma güçlüğü çekmeleridir. Bunun yanında hastalar boğazlarında takılma hissini de sıklıkla yaşamaktadır. Bu sebeple de bu hastalarda boğaz tahrişleri ve öksürük de görülmektedir.

Hastalığın ilk evrelerinde hastaların yaşadıkları belirtiler çok fazla olmamaktadır. Ancak hastalık ilerledikçe hastalar daha fazla rahatsızlık hissederler. Bu hastalar zamanla katı besinleri yutmada güçlük yaşamaya başlayabilirler. Bunların yanında hastalarda görülen diğer belirtiler ise şunlar olmaktadır.

  • Kilo kaybı,
  • Aspirasyon oluşan hastalarda pnömoni,
  • Geğirme,
  • öğürme,
  • Kusma,
  • yemek yedikten sonra ağrı ve rahatsızlık hissetmek,
  • Mide ve göğüste yanma,
  • Göğüste ağrı ve rahatsızlık hissi,

Akalazya Hastalığının Nedenleri

Akalazya birçok sebebe bağlı olarak görülebilir.

Kalıtımsal

Aile bireylerinde akalazyaya da mide rahatsızlıkları olan kişilerde daha sık akalazya görülmektedir.

Otoimmün Hastalıklar

Vücudun kendi dokularına zarar veren hastalıkların genel tanımı olarak kullanılan otoimmün hastalıklar sfinkter kaslarına ya da burada bulunan sinirlere de zarar verebilmektedir. Bu sebeple otoimmün hastalığı bulunan kişilerde risk artar.

Yemek Borusu Kanserleri

Yemek borusu kanserleri hem akalazyanın ortaya çıkmasında hem de şiddetlenmesinde rol oynayabilmektedir.

Patolojik Sebepler

Yemek borusunda ki parazitler ve virüsler de akalazyanın oluşumunda etkili olmaktadır. Özellikle virüsler burada bulunan sinirlere saldırabilirler.

Akalazya Nasıl Teşhis Edilir?

Çeşitli belirtiler ile doktora başvuran hastalarda zaman içerisinde yutkunmada güçlük yaşanması ve katı besinlerin yutulamaması gibi belirtiler akalazya ihtimalini artıran sebeplerdir. Akalazyadan şüphelenilmesi durumunda ise hastalara bazı tetkikler uygulanır.

Özofagus Manometresi

Akalazyanın teşhisinde kullanılan en önemli testlerden birisi olmaktadır. Bu testte hastaların yemek borularına özel bir tüp yerleştirilir ve hastalar yutkunurken alt özofagus sfinkterinin hareketleri araştırılır. Bu yöntem ile aktivitenin olup  olmadığı kolay bir şekilde tespit edilmektedir.

Görüntüleme Yöntemleri

Röntgen ve diğer görüntüleme yöntemleri ise yemek borusunun tamamının araştırılması ve başka yeme bozukluklarının bulunup bulunmadığının anlaşılması için uygulanmaktadır.

Endoskopi

endoskopi uygulamasında ucunda kamera ve ışık bulunan bir tüp hastaların sindirim sistemine yerleştirilir ve duodenuma kadar bulunana tüm sindirim sistemi kolaylıkla görüntülenebilir.

Baryum Yutma

Akalazya hastalığının teşhisinde en az kullanılan tanı yöntemi baryum yutma olmaktadır. Bu tetkikte hastaların sıvı baryumu yutmaları istenir. Daha sonrasında baryumun sindirim sisteminde ilerlemesi X ışınları kullanılarak görüntülenir. Bu görüntülemede sistemde herhangi bir tıkanıklık olması durumunda tespit yapılabilir.

Akalazya Tedavisi

Alt özofagus sfinkterlerinde oluşan felcin ne yazık ki bir tedavisi bulunmamaktadır. Hiçbir tedavi kasların eski işlevlerini geri kazanmasını sağlanamamaktadır. Ancak bazı tedavi yöntemleri hastalarda görülen semptomların hafiflemesine yardımcı olarak hastaların hayat kalitelerinin yükselmesini sağlamaktadır.

Akalazya tedavisinde cerrahi yöntemler uygulanmaktadır. Birçok farklı yöntem ile hastalığa müdahale edilebilmektedir. Bu cerrahi işlemler sayesinde sfinkterlerin işlevlerinde semptomların hafiflemesini sağlayacak olan kalıcı değişiklikler yapmak mümkün olmaktadır.

Pnömonik Dilatasyon

Balon dilatasyon olarak da adlandırılan bu cerrahi yöntem ile hastaların alt özofagus sfinkterlerinin genişlemesi sağlanmaktadır. Yemek borusuna özel bir balon yerleştirildikten sonra şişirilir. Bu sayede sfinkter kaslarının genişlemesi saplanır. Kaslarda ki bu değişim hastaların daha rahat bir şekilde yutkunabilmesini ve yemeklerin mideye ulaşmasını sağlar. Bazı hastalarda kaslarda bu genişlemeden dolayı bazı yırtılmalar meydana gelebilmektedir.  Bu durumda hastalara başka cerrahi girişimlerin uygulanması gerekir.

Özofagomiyotomi

Pnömonik dilatasyonun başarılı sonuç vermediği hastalarda uygulanan bir cerrahi işlem olmaktadır. Bu yöntemde hastalara küçük bir kesi uygulanmaktadır. Daha sonrasında bu kesiden girilerek özofagus sfinkterlerinin alt ucunda yer alan kas kesilerek bu alanın genişlemesi sağlanır. Bu işlemden sonra hastalarda mide reflüsü görülebilmektedir. Bu sebeple de hastalarda mide ekşimesi ya da ağıza besinlerin geri gelmesi görülebilir.

Heller Miyotomisi

Minimal bir cerrahi girişim olan heller miyotomisinde hastalara 5 adet küçük kesi açılmaktadır. Bu kesiklerden girilerek kısmi fundoplikasyon adı verilen bir teknik uygulanır. Bu tekniğin en büyük avantajı ise mide reflüsü ihtimalini azaltmasıdır.

İlaç Tedavileri

Ameliyata uygun olmayan hastalara ilaç tedavisi uygulanmaktadır. İlaç tedavilerinin içinde öncelik kas gevşeticilerde olmaktadır. Bunun yanında alt özofagus sfinkterlerinin gevşemesi için botoks tedavisinde de yardım alınır. Ancak bu tedaviler kalıcı etki sağlamadığı için sadece ameliyata uygun olmayan kişilere uygulanmaktadır.

Akalazya Hastalarının Beslenmesi

Akalazya hastaları için beslenme tedavinin desteklenmesi için son derece önemlidir. Hastalara beslenme tedavisi verilmeden önce hastaların detaylı beslenme öykülerinin alınması gerekmektedir. Daha sonrasında seçilecek besinlerin hastalarının şikayetlerine uygun olarak belirlenir. Hastalar için verilen genel beslenme tavsiyeleri ise şunlar olmaktadır.

  • Kızarmış, acı, koyu çay ve kahve, baharatlı yiyecekler, gazlı içecekler diyetten çıkarılır.
  • Besinler tüketilirken iyice çiğnenmesi gerekmektedir. 
  • Her yemek sonrasında bir miktar su tüketilmelidir.
  • Öğün sayıları arttırılır ve öğün miktarları azaltılır.
  • Yumuşak ve az posalı olan yiyecekler tercih edilmelidir.

Akalazya kimlerde görülür?

Akalazya her yaştan insanda görülen bir hastalık olmaktadır. Ancak yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar.

Akalazya için hangi doktora gidilmelidir?

Akalazya hastalığının tanı ve tedavisi için gastroenteroloji uzmanına ve genel cerraha başvurulması gerekir.