Safra Kesesi Kanseri

Safra kesesi kanseri nadir görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen hızlı bir şekilde ilerleyen ve kötü sağkalım oranına sahip olan kanser türlerinden de biri olmaktadır. Dünyada en çok Japonya, Şili ve Hindistan'da görülen safra kesesi kanseri genellikle safra kesesinin çıkarıldığı ameliyatlarda tesadüfen karşılaşılır. Safra kesesi kanserinin belirti verdiği vakalar de genellikle ileri evrelerde ki vakalar olmaktadır.

Safra Kesesi Kanseri Nedir?

Karaciğerin altında bulunan safra kesesi kastan oluşur ve armut biçiminde olan bir torbadır. Karaciğerde üretilen safra küçük kanalcıklar ile toplanır ve ana safra kanalına dökülür.  Daha sonrasında bu safralar, safra kesesine gider. Böylece az ve devamlı olarak karaciğer tarafından yapılan safra bu torba içerisinde birikir. Safra kesesinin görevi ise karaciğerden çıkan safranın geçici olarak depolanmasını sağlamaktır. Safra kanseri ise bu torbacık da bulunan dokularda görülen anormal büyümeler ve hücre bozulmalıdır.


Safra Kesesi Kanseri Nedenleri

Safra kesesi kanserinin neden olduğu tam olarak tespit edilememiştir. Safra kesesi kanserlerinin önemli bir kısmı kese içerisini döşeyen ve salgılama görevi üstlenen hücrelerde başlamaktadır. Hücrelerde görülen kronik inflamasyon zaman içerisinde birbirlerine olan benzerliklerini kaybederler. Bu durum daha sonrasında ise öncelikle bulundukları yerde sonrasında kesenin genelinde invaziv karsinoma dönüşür. Tüm bu değişim yaklaşık olarak 5 ila 10 yıl arasında süren bir süreçte gerçekleşir.

Safra kesesi kanserlerinin yaygınlığı safra kesesi taşları ile benzerlik göstermektedir. Bu sebeple de kesede oluşan kronik inflamasyonun kansere neden olduğu düşünülmektedir. Bunun yanımda safra kesesinde oluşan poliplerin ve diğer safra kesesi hastalıklarının da kanser riskini arttırdığı düşünülmektedir.

Safra kesesinde oluşan kronik inflamasyonun ileri boyutu olan porselen kese olgularında safra kanseri görülme sıklığı yüzde yirmi beş olmaktadır. Bu sebeple de tüm Porselen keserlerdi kolesistektomi endikedir.

Yapılan bazı deneysel çalışmalarda safra kanseri olan hastaların safhalarının içerisinde normalde olması gerekenden daha yüksek düzeyde 2. safra asitleri saptanmıştır. Bunların yanında Oral kontraseptif, metildopa,  izoniazid tedavisi alma ve lastik endüstrisinde çalışmak da safra kanserinin hazırlayıcı faktörleri arasında yer aldığı düşünülmektedir. Safra kanserleri genellikle kadınlarda ve ileri yaştaki kişilerde daha sık görülmektedir. 

Safra Kesesi Kanseri Belirtileri

Safra kesesi kanseri belirtisi tanı koydurucu özellikte olmaya bilmektedir. Safra kesesi kanserleri genellikle belirti vermeden seyreder safra kesesi kanserinin olası bulguları içerisinde istesinler bulunmaktadır:

  • Deri ve gözün beyaz kısmında sararmalar,
  • Mide bulantısı,
  • İstemsiz kilo kaybı,
  • Ateş,
  • Karında şişkinlik hissi,
  • Özellikle sağ üst kadranda görülen karın ağrısı, 


Safra Kesesi Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

Safra kesesi kanserinin sebep olduğu belirtileriyle doktora başvurulması durumunda Öncelikle klinik şüphenin uyanması gerekmektedir. Safra kesesi kanserinden  şüphelenilmesi durumunda ise batın ultrasonografisi ile safra kesesinin değerlendirilmesi gerekir. Safra kesesinin mukozasının bütünlüğünün bozulması ya da ekojenitesitesindeki artış kanser şubesinin desteklenmesini sağlar.

Ultrasonografik görüntüleme lerinden sonra bazı laboratuvar tekniklerinden de yardım alınır. Bu laboratuvar tetkiklerinin içerisinde karaciğer fonksiyon testleri,  kan sayımı, alkalen fosfataz ve bilirubin seviyesi değerlendirilir. Bozulmaların saptanması durumunda kanser intra,  karaciğer organ dokusu ya da ekstrahepatik safra yollarında tutulum göstermiştir. Elde edilen bu klinik bulguları ek olarak tümör belirteçlerinden karsinoembriyonik antijen hastaların yarısından, kanser antijeni %80’inde yüksek olarak saptanır.

Ultrason bulgularının kanser şüphesini güçlendirdiği durumlarda ise bilgisayarlı tomografi incelemesi yapılmaktadır. Bu inceleme sayesinde batın içindeki diğer lenf nodlarının durumları da değerlendirilmektedir. Bilgisayarlı tomografiden daha ayrıntılı şekilde kanserin yayılımı alanını ve boyutunun öğrenilebilmesi için ise manyetik rezonans görüntüleme yöntemi kullanılır.

Safra kanserinin türünün belirlenmesi için ince iğne biyopsisi yapılmaktadır Bu sayede cerrahi işlem uygulanıp uygulanamayacağı belirlenebilir. ERK ve PTK ise tümörün bütün olarak çıkarılıp çıkarılamayacağının kararının verilmesinde etkili olmakla birlikte palyatif işlem seçimininde yol göstericisi olmaktadır. Diğer kanser türlerinde de olduğu gibi vücutta yayılım gösterip göstermediğini tespit edilmesi için PET taraması yapılmaktadır.

Safra Kesesi Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Safra kesesi kanserinin tedavi yöntemi cerrahi tedavi yöntemleri olmaktadır. Diğer bir yandan uygulanacak cerrahi yaklaşım cerrahlar arasında farklılık göstermektedir. Cerrahlar belirti göstermeyen safra keselerinde profilaktik kolesistektomi yapılabileceğini öne sürerken, bazı araştırmacılar ise safra kesesinde oluşan taşların kansere yol açma ihtimalinin düşük olduğunu öne sürerek profilaktik kolesistektomi uygulamamaktadır. Ancak bazı durumlar kesinlikle cerrahi müdahale gerektirmektedir. Bu durumlar içerisinde öncelikle ultrasonda safra kesesi duvarında şüpheli görünüm sergileyen ya da porselen kese varlığı bulunmaktadır. Safra kesesinde 1 santimetreden büyük çaplı ve az sayıda polip varlığı safra kesesinin alınması için ameliyat uygulanmasını gerektirmektedir. Kesede üçten fazla ya da 18 milimetreden daha büyük olan poliplerin bulunması durumunda ise yine kanserleşme riski yüksek olduğu için ameliyat uygulanmaktadır.

Palyatif Bakım

Safra kesesi kanserleri son derece sinsi olmalarından dolayı genellikle geç evrede teşhis edilmektedir. Bu durum hastaların cerrahi tedavi şanslarını kaybetmelerine yol açmaktadır. Geç evrede tanı almış hastaların yaşam beklentisi 12 aydan daha azdır. Bu sebeple palyatif yaklaşımlar hastaların konforunu arttırmayı amaçlayan ve şikayetlerini azaltan bakım ve tedavi seçenekleri sunmaktadır.

Safra Kesesi Kanserinin Evreleri

Safra kesesi kanserleri 4 evreye ayrılmaktadır. 1. evrede safra kesesi tümörü sadece intramüsküler yerleşim göstermektedir. İkinci evre safra kesesi kanserinde tümör musküler tabakasını tutmuştur. Kanser 3. evresine geldiğinde ise safra kesesinin duvarının tüm katları tümörü ile karşı karşıyadır. Diğer bir yandan duktus sistikus lenf nodüllerinin de tutma ihtimali bulunmaktadır. Safra kesesinin son evresi olan 4. evrede kanser karaciğer ve diğer komşu organlara yayılım göstermiştir. Ayrıca safra kanalları ve diğerler lenf nodüllerinde de tutulum görülmektedir.