Pankreas Kanseri

Onaylayan Doktor (-lar) ; Koray Topgül , Sevil Işık • Haz 21, 2023

KISA YOL

30 Saniyelik Özet

  • Pankreas kanseri, pankreasta meydana gelen kötü huylu bir tümördür.
  • Pankreas kanseri, erken teşhis edilmediğinde ölümcül olabilir.
  • Pankreas kanserinin belirtileri arasında karın ağrısı, kilo kaybı, sarılık ve karında şişkinlik yer alır.
  • Pankreas kanserinin tedavisi, tümörün evresine ve yayılma durumuna bağlıdır.

Pankreas Kanseri Nedir?

Pankreas kanseri, pankreas organının DNA’sında ortaya çıkan değişimler sonucunda oluşmaktadır. Pankreas hücrelerinde oluşan mutasyon, pankreas hücrelerinin kontrolsüz şekilde büyümesine ve üremesine, kitlelerin oluşmasına yol açmaktadır. Ya da normal olan hücrelerin ölmesine ve fonksiyonlarını gerçekleştirememesine yol açabilir. Eğer ki tedavi edilmezse diğer organlara da yayılır. Pankreas kanseri, çoğunlukla sindirim sistemine enzim salgılanan kanalın içerisindeki hücrelerden ortaya çıkmaktadır.

Bazen de pankreasın hormon üreten hücrelerinden ortaya çıkan tümörler görülebilir. Pankreas kanserine yol açan durumlar net olarak bilinmese de her hastalıkta olduğu gibi pankreas kanserinde de bazı risk faktörleri bulunmaktadır. Bunlardan bazılar; sigara, şeker hastalığı, ailede pankreas kanserinin olması, obezite, kronik pankreas inflamasyonu gibi durumlar risk faktörleri olarak sayılmaktadır. Ailede pankreas kanseri hikayesi varsa mutlaka kontrole gidilmelidir.

Pankreas Kanseri Tanı Yöntemleri

Pankreas kanseri tespit edilmesi zor bir kanser çeşididir. Başlangıç dönemlerinde sıradan bir karın ağrısı ya da mide ağrısı olarak kendisini gösterebilir. Eğer ki pankreas kanserinden şüpheleniliyorsa, doktor tarafından çeşitli tetkikler istenilerek kontrol edilir.

  • Kan Testi: Kandaki pankreas ile ilişkili olan maddelerin ölçümü yapılır. Örneğin bilirubin seviyesi, CA19-9, CEA, CA-125 gibi maddeler kan testi ile değerlendirilir.
  • PET Taraması (Pozitron Emisyon Tomografisi): PET taraması yönteminde, kişiye radyonüklid madde ve işaretli glikoz damar yoluyla verilir. Enjekte edilen glikoz maddesi eğer ki kanserli hücre varsa burada toplanır ve kanserli hücrenin tespit edilmesi kolaylaştırılmış olur. 
  • Ultrasonografi: İlk tercih edilen yöntemlerden birisi de ultrasonografidir. Ultrason sonuçlarına göre pankreasta kitlenin olup olmadığına, eğer kitle varsa bu kitlenin boyutuna ve hangi bölgede olduğu hakkında bilgi sahibi olunmaktadır. 
  • Laparoskopi: Bu yöntem cerrahi bir operasyondur. Kamera yardımıyla karın bölgesindeki iç organlara bakılır ve kanser olup olmadığına ulaşılır. Laparoskop cihazıyla karın duvarından içeriye yerleştirilir ve gerektiği durumlarda doku örneği alınmaktadır. 
  • MR (Manyetik Rezonans): En kesin tanı koymak için sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir. Pankreas kanserini tanımlayabilmek için, hastaya damar yolundan ilaç verilir ve MR değerlendirmesine göre tümörün hangi evrede olduğu ve tümörün hangi boyutlarda olduğu tanımlanmaktadır.

Pankreas Kanseri Nedenleri

Pankreas kanserinin neden olduğu hala tam olarak bilinmemektedir. Fakat kişilerin pankreas kanserine yakalanma riskini artıran bazı faktörler burada etkili olmaktadır. Sigaranın pankreas kanserine yol açmasında önemli bir etkisi olduğu görülmüştür. Yapılan araştırmalarda hayat boyu pankreas kanseri geçirme riski 64’te 1 kişi olarak görülmüştür. Özellikle obezite, bel çevresindeki aşırı yağlanma, kilo artışı pankreas kanserindeki risk faktörleridir. Kişide diyabetin olması, özellikle de obezite ile ilişkili olarak tip2 diyabete sahip olmak, kimyasal tozlar, boyalar, fazla temizlik maddelerine maruz kalmak, aşırı alkol tüketimi, kronik pankreatit gibi dışarıdan çevresel olarak görülen risk faktörleri pankreas kanserine yol açabilir.

Farklı olarak bir de değiştirilemeyen risk faktörleri bulunmaktadır. Bunlar ise anne ve babadan ya da atalardan geçen mutasyonlara bağlı olarak gelişen kalıtsal kronik pankreatit, ebeveynler tarafından geçen kalıtsal bazı sendromlar, kişinin 45 yaş üzerinde ve erkek olması gibi durumlar çevresel değildir ve kendiliğinden gelişen risk faktörleridir. Erken dönemlerde pankreas kanserine tanı koymak bazen zorlaşabilir. Bunun için gereken laboratuvar teknikleri, ultrasonografi, BT, MR gibi işlemler gerçekleştirilerek pankreas kanseri tanısı konulabilir. Görüntülemelerin ardından tümörün iyi huylu ya da kötü huylu olduğunun tespiti yapılır ve ardından kişiye en uygun tedavi yöntemi belirlenerek hastalığa çözüm getirilir.

Pankreas Kanseri Belirtileri

Pankreas kanseri ilk evrelerde pek belirti göstermeyen bir kanser türüdür. Sıradan olarak bir mide ya da karın ağrısı olarak görülebilen belirtiler aslında pankreas kanserinin habercisi olabilmektedir. Pankreas kanserinde görülen belirtilerden bazıları; mide bulantısı, iştah kaybı, sarılık, midede ağrı, ani kilo kayıpları, ishal gibi sıralanabilir. Fakat ilk teşhis konulmadan önce genellikle kendisini sarılık ve dışkıda açık renk ile gösterebilmektedir. Pankreas kanserinde en yaygın olarak görülen belirtiler şu şekildedir:

  • Karın ağrısı
  • Mide bulantısı
  • Kusma
  • İştah kaybına bağlı olarak kilo kaybı
  • Yorgunluk ve aşırı halsizlik hissi
  • Yemek yedikten sonra veya uzanınca başlayan karın ağrısı
  • Aşırı şişkinlik
  • Karnın üst bölgesinde başlayan ve sırta vuran ağrı
  • Göz altlarının ve derinin sarılaşması
  • İdrar renginde koyulaşma görülmesi
  • Dışkı renginin cam macunu gibi açık renkte olması
  • İshal ya da kabızlık
  • Yeni ortaya çıkmış ve kötüleşen diyabet
  • Kaşıntı
  • Hazımsızlık gibi belirtiler pankreas kanserinde görülmektedir.

Kronolojik açıdan bakıldığı zaman genellikle ilk önce karnın üst kısmında bir rahatsızlık hissi ve ağrıyla beraber bir iştahsızlık durumu görülebilir. Ardından bu belirtileri hazımsızlık ve şişkinlik takip eder. Bu aşamalarda genellikle pankreas kanseri şüphesi hasta tarafından fark edilmez. Pankreas kanserinden çok bir  mide rahatsızlığına benzetilir. Bazı durumlarda kişide bir anda diyabet ortaya çıkabilir. Bu durum da pankreas kanseri olma ihtimalini artıran bir belirtidir ve kesinlikle doktora danışılması gerekmektedir. Hastalığın daha ileri dönemlerinde karın ağrıları artar ve sırta şiddetli olarak vurur, daha sonrasında sarılık ve kilo kaybında bir artış görülmektedir.

Pankreas Kanseri Tedavi Yöntemleri

Pankreas kanserinin tedavisi her hastanın yaşadığı tümör durumuna ve kanserin hangi evrede olduğuna göre değişiklik göstermektedir. Tedavi yöntemleri açısından; cerrahi ameliyat, kemoterapi ve radyoterapi uygulamalarından kişiye uygun olanı tercih edilir. Pankreas birçok organ ve sistem açısından önemli bir işleve sahiptir ve pankreas kanserinin tedavi süreci boyunca gastroenteroloji, tıbbi onkoloji ya da radyasyon onkolojisi gibi birçok farklı alandaki uzman doktorlar tarafından koordineli bir şekilde çalışıp, tedaviye bu şekilde devam etmek daha doğru olacaktır.

Pankreas kanserindeki öncelikli tedavi, cerrahi olarak tümörün çıkarılmasıdır fakat çok ilerlemiş olan pankreas kanseri teşhislerinde ameliyat uygun görülmemektedir. Ameliyat sonrasındaki dönemde kemoterapi ve radyoterapi genellikle ihtiyaç duyulan bir durumdur. Eğer ki tümörün cerrahi olarak çıkarılması mümkün değilse kemoterapi ya da radyoterapi ile tümörün boyutlarında küçülme sağlanarak cerrahi olarak tümörü çıkarma şansı elde edilmektedir. Medikal teknoloji olan MR-LINAC sayesinde tedavi sırasında hareketli olan organlardaki tümörler bile fark edilerek ışınlanıp tam isabetle yok edilebilmektedir. Tümöre ışınlanma yapılırken etrafındaki sağlam dokular büyük bir hassasiyetle korunmaktadır.

Pankreas kanseri yayılım gösterdiğinde, karaciğer gibi uzak organlara yayıldığında ise uygulanan tedavi yöntemi genellikle kemoterapi olmaktadır. Pankreas, karın arka duvarına yerleşmiş bir organdır ve birçok kan damarının, lenf damarının akım yolu üzerindedir. Bundan dolayı tedavi bittikten sonra da hastalığın tekrarlama olasılığı yüksek olabiliyor. Tedavisi bitmiş olan hastaların bazı durumlarda 3 yıl içerisinde tekrardan pankreas kanseriyle karşılaşmaları mümkün olmaktadır.

Ayrıca pankreas kanseri tedavisinde en sık kullanılan tedavi yöntemlerinden birisi de whipple yöntemidir. Wihipple yöntemine pankreatikoduodenektomi de denilmektedir. Pankreas kanserinden dolayı meydana gelen mutasyonlu yapılar, pankreasın baş kısmındaysa; pankreastaki doku ve tümörlü olan bölge oradan çıkarılabilir. Whipple ameliyatında safra kesesi, safra kanalının bir kısmı, pankreasa yakın olan lenf yolları, pankreasın baş ya da gövdesi, ince bağırsağın duodenum kısmı ve midenin birer bölümü çıkarılmaktadır. Doku ya da organların bir kısmı alındıktan sonra, organlar arasında koordinasyonlu bir şekilde bağlantı kurabilmek çok önemlidir. Teknik olarak zor bir ameliyat olan whipple yöntemi, alanında uzmanlaşmış olan doktorlar tarafından yapılmalıdır. Pankreas kanseri ileri evrelerde ise, tümörler kan damarlarına da sıçramış olacaktır, bundan dolayı whipple yöntemi bu hastalarda uygun olmayacaktır.

Pankreas Kanseri Ameliyatı

Pankreas kanserinde yapılan ameliyat, whipple ameliyatı olarak isimlendirilmektedir. Burada pankreas başı, safra yolunun son kısmı, on iki parmak bağırsağı, safranın ve pankreas sıvısının on iki parmak bağırsağına döküldüğü kısımlardan kaynaklanmış olan kanserlerin tedavisinde sıklıkla kullanılan yöntem olarak whipple ameliyatına başvurulur. Karın bölgesindeki karmaşık olan bu alandaki kanserlerin ve pankreas başında yerleşmiş olan kistik hastalıklar olan iyi huylu hastalıkları tedavi etmek amacıyla da uygulanır. Whipple ameliyatı genel cerrahlar açısından tecrübe gerektiren bir ameliyattır ve midenin bir kısmı, on iki parmak bağırsağının bir bölümü ve ince bağırsağın bir bölümü, pankreasın baş kısmı ya da gövdesi, safra yolunun bir kısmı ya da safra kesesi ve pankreas sıvısının etrafında bulunan lenf bezleri çıkarılır. Hala gelmeye devam eden mide içeriğinin, safranın ve pankreas sıvısının işlemine devam edebilmesi için mide, pankreas ve safra yolu ince bağırsakla ağızlaştırılır ve bu şekilde işlemine devam eder. Whipple ameliyatı laparoskopik, robotik ya da açık olarak yapılabilmektedir.

Safra kanalı, pankreas ve 12 parmak bağırsağı tarafından oluşan bu kavşakta farklı organlar da vardır ve ameliyat ortalama olarak 5-8 saat arasında sürmektedir. Ameliyat süresi, tümörün olduğu yere ve yayılma durumuna göre değişebilir. Pankreas kanseri ameliyatından sonra hastanede kalma süresi 7-10 gün arasında değişebilmektedir. Her ameliyat sonrasında görülebileceği gibi bu ameliyatta da enfeksiyon, emboli ve akciğer problemleri ortaya çıkabilir. Ameliyatta, safra ve pankreas salgılarının akımını sağlayacak yeni yollarda sızıntı gerçekleşebileceğinden dolayı hastaya dren takılır. Sızıntıların durumuna göre drenler daha uzun süre kalabilir ya da yeni dren takılabilir. Ameliyatın ardından doktor tarafından verilmiş olan ilaçlar düzenli olarak kullanılmalıdır. Bu ilaçlardan pankreas enzimlerini düzenleyecek olan ilaçlar oldukça önemlidir. Doktorun düzenlediği rutin kontroller ihmal edilmemelidir. Ameliyat sonrasında beslenmeye dikkat edilmelidir ve stresten uzak durulmalıdır, sigara içilmemelidir. Patoloji sonuçlarına göre ameliyat sonrasında kemoterapi ya da radyoterapi alınacaksa bu konuda doktor bilgilendirme yapacaktır.

Ameliyatın Özeti

Ameliyatın Süresi: 4-8 Saat

Anestezi Yöntemi: Genel

Hastanede Yatma Süresi: 1-2 Hafta

İşe Dönme Süresi: 6-8 Hafta

Pankreas Kanserinde Kemoterapi

Kemoterapi de bu kanser türünde tercih edilen tedavi yöntemlerinden birisidir, fakat bu tedaviyi uygularken de dikkatli olmak gerekir. Kemoterapi tedavisi, kanser hücrelerini öldürür fakat sağlıklı hücrelere de zarar vererek çeşitli belirtiler ortaya çıkarmaktadır. Bazı durumlarda da pankreas kanser hücreleri kemoterapi ilaçlarına bağışıklık kazanarak dirençli hale gelebilir ve tedavinin etkinliğini azaltabilir. Kemoterapi ilaçları, kanser hücreleri de dahil olarak hızla bölünen hücreleri hedefler ve onları öldürür.

Kemoterapi, pankreas kanserinin tedavisinde tek başına kullanılabilir ya da radyasyon ve cerrahi işlemle birlikte kombine edilerek kullanılabilir. Kemoterapi ilaçlarının çeşidi, sıklığı gibi maddeler kanserin hangi evrede olduğuna, hastanın genel durumuna, potansiyel olarak gerçekleşebilecek olan yan etkilere de bağlıdır. Kemoterapi ilaçları genellikle damar yolu ile verilir, bazı durumlarda ise oral yolla verilebilmektedir. Pankreas kanserinin bazı türlerinde tek ajanlı kemoterapi yerine kombinasyon tedavi tercih edilebilmektedir. Pankreas kanserinde kemoterapinin yan etkilerinden bazıları; bulantı, kusma, saç dökülmesi, iştahsızlık, yorgunluk, kandaki kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin azalarak anemiye yol açması, enfeksiyona yol açması gibi durumlar sayılabilir. Ellerde ve ayaklarda karıncalanma, uyuşma ya da ağrıya sebebiyet veren periferik nöropati ya da avuç içi  ve ayak tabanlarında kızarıklık, şişlik ve ağrıya yol açan el-ayak sendromu da kemoterapinin yan etkilerinden olabilmektedir. Hastalar, sağlık personeline yaşadığı yan etkileri söyleyerek yaşam kalitelerini artırabilir ve bu süreci daha rahat bir şekilde geçirebilirler.

Pankreas Kanserinde İyileşme Belirtileri

Pankreas kanseri tedavilerinden sonra, hastanın iyileşme belirtilerini çok dikkatli bir şekilde gözlemek gerekir. İyileşme belirtilerinden bazıları şu şekildedir;

  • Eğer kişi ameliyat olduysa, ameliyat sonrasında iyileşme belirtisi olarak ağrılar azalmaya başlar.
  • İyileşme sürecinde hastanın fiziksel aktiviteleri normale dönmeye başlar. Fakat doktorun verdiği tavsiyelere uymak önemlidir.
  • Kişinin iştah durumu düzelir ve kilo almaya başlar.
  • Kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavilerin yan etkileri, iyileşme sürecinde yavaş yavaş azalır.
  • Hasta kendisini toparlamaya başladığında stres seviyesi azalır ve kişi rahatlamaya başlar. 

İyileşme belirtileri her kişi için farklı olur ve hastanın genel olarak sağlık durumu ve psikolojisi ile bağlantılıdır. Ayrıca ameliyatın türüne ve hastalığın hangi evrede olduğuna göre de değişmektedir. Bu süreçte hastanın doktoruyla olan iletişimi çok önemlidir ve kişinin endişelerini, aklına takılan soruları doktoruna sorması çok önemlidir.

Pankreas Kanseri Evreleri

Pankreastaki kanserli hücreler ufak bir bölgede başlayarak farklı yollarla birlikte vücutta yayılım gösterebilirler. Kanserli hücreler, doku yoluyla etrafındaki normal dokuları bozabilir, lenf kanalları aracılığıyla vücudun diğer bölgelerine ulaşabilir ya da kan yolu ile vücudun diğer bölgelerine metastaz yapabilir. Pankreas kanseri, yayıldığı alana ve büyüklüğüne göre belirli evrelere ayrılır.

1.Evre

Pankreas kanserinin 1. Evresinde tümör sadece pankreasta bölgesel olarak bulunur ve diğer organlara yayılma görülmez. Evre 1A ve 1B olarak isimlendirilir. Eğer tümörün boyutu 2 cm’den küçükse evre 1A, tümörün boyutu 2-4 cm arasındaysa evre 1B olarak isimlendirilir.

1.Evre Belirtileri

  • Mide bulantısı
  • İştah kaybı
  • Ani kilo kayıpları
  • Sarılık
  • Mide ağrıları

2. Evre 

Pankreas kanserinin 2. Evresinde tümör bölgesel olarak genişler ve lenf bezlerinin yakınlarına ulaşır. Henüz diğer organlara bir yayılım söz konusu değildir ama bu risk artmaya başlamıştır ve tümörün boyutu 4 cm’yi geçmiştir

2. Evre Belirtileri

  • Sarılık
  • Dışkıda açık renk
  • Yemek yedikten sonra ya da uzanınca başlayan karın ağrıları
  • Şişkinlik
  • Halsizlik

3. Evre

Pankreas kanserinin üçüncü evresinde pankreastaki tümör daha geniş bir bölgeye yayılmıştır. Yakınında bulunan damarlara ve sinirlere doğru ilerleyebilir. Bu evrede henüz metastaz yoktur.

3. Evre Belirtileri

  • Aniden çıkan diyabet
  • Karnın üst bölgesinden başlayıp sırta vuran ağrı
  • Derinin ve göz altlarının sarılaşması
  • İdrar renginin koyulaşması 
  • Dışkının cam macunu renginde görülmesi 

4. Evre

Pankreas kanserinin son evresidir ve bu evrede bağırsak, karaciğer, mide, akciğer ve beyin gibi uzaktaki organlara da yayılım gösterebilir.

4. Evre Belirtileri

  • Sık sık kusma
  • Gaz sancıları normalden çok daha fazla olur ve şişkinlik olur
  • Kişi kendini sürekli yorgun ve halsiz hisseder
  • Kaşıntı şikayeti olur
  • Varis meydana gelebilir
  • Kalp atışında düzensizlikler oluşur
  • Vücudun çeşitli yerlerinde kasılmalar oluşabilir
  • Solunum güçlüğü görülür.

Pankreas kanserinin en zorlayıcı ve yıkıcı belirtileri son evrede kendisini gösterir. Bu da pankreas kanserini sinsi bir şekilde ilerleyen bir duruma sokar. Hastalığın son evresinde mide bulantısı, sarılık, iştahın kaçması gibi belirtiler kendisini ortaya koyar. Eğer ki kanser, pankreasın baş bölgesinde oluşmuşsa dışkılama sırasında beyaz sıvılar gözükebilir. Son evrede sırt bölgesinde ciddi ağrılar oluşur. Hastalığın evresine ve kişinin durumuna göre tedavi süreci uygulanır.

Pankreas Kanserinde Beslenme

Pankreas midenin arka kısmında bulunan, sindirim ve kan şekerinin düzenlenmesi açısından çok önemlidir. Kilo kaybı pankreas kanserinde çok tipik bir belirtidir ve bu süreçte doğru besinleri tüketmek, tedavi süresince de güçlü ve sağlıklı kalmak için oldukça dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Bununla beraber, pankreas kanserinin ve yapılan tedavilerin de getirmiş olduğu sindirim sorunlarından dolayı yemek tüketmek zor olabilir. Pankreas kanserinde, pankreasın enzim salgısını azaltacak besinler tüketmek daha faydalıdır, tümörün yenilenmesini engellemeye faydalıdır. Bu süreçteki kişilerin enzim preparatları, taze meyve, sebze bol C vitaminli besinleri tüketmeleri gerekir. Pankreas kanseri hastaları protein açısından zengin beslenmeleri önemlidir. Balık, yağsız kırmızı et, yumurta, yoğurt, baklagiller tüketilmelidir. Omega 3’ün bu süreçte çok faydası vardır. Yağ olarak sadece zeytinyağı kullanılmalıdır. Çam balı, kara üzüm pekmezi gibi takviye gıdalar tüketilmelidir. Öğünler daha az küçük küçük ve sık sık yenilmelidir. Üç öğün büyük yemektense ufak porsiyonlar halinde yemek daha kolay olacaktır. Alkol ve sigara gibi zararlı maddeler bu süreçte kesinlikle tüketilmemelidir.

Doktora Soru Sor